Bugüne kadar zaman zaman Ege’deki adalarla ilgili yazılar yazdım. Bu adaların Yunanlılar tarafından açıkça, göstere, göstere ve haksız yere işgal edildiğini anlatmaya çalıştım. Bu konuda Genelkurmay Başkanlığı Eski Genel Sekreteri Ümit Yalım Bey'i yakından takip ettim ve ediyorum. O'nun gayretlerini ve yaptıklarını biliyorum. Bugüne kadar sen ne diyorsun diyen olmadı. Ümit Bey ne kadar yazarsa yazsın, ne kadar anlatmaya çalışırsa çalışsın, ne kadar uğraşırsa uğraşsın, ülkeyi yönetme iddiasında bulunanlar ne oluyor yahu deyip bu Ege adaları konusuna tam bir duyarlılıkla sarılmadılar. Peki neden? Gerçekten bilmiyorum. Gerçekten çok tuhaf. Bu ülkenin yöneticisi olduğunu iddia edenlerin, Ege adalarının Yunanistan tarafından işgaline bu kadar sessiz kalmasının nedeni nedir? Zamanında Kardak gibi küçücük bir ada yüzünden savaşı göze alan ülkem koca koca adaların işgal edilip yerleşim yerleri yapılmasına, askeri üsler kurulmasına neden bu kadar sessiz kalıyor acaba anlamak mümkün değil?

Yoksa ülkemiz sahipsiz mi?

Biliyorum, ülkemin dağ gibi sorunları var. Hatta ülkem kuruluş ilke ve felsefesi açısından, kurucu iradenin koydukları açısından varlık-yokluk sorunu ile karşı karşıya ama yine de bir Yunanistan'a olsun ne yapıyorsun diyebilmeli değil mi? Adamlar bir seneden beri resmi ağızlarda İstanbul yerine Konstantinapol diyorlar yine ses yok.

Türkiye, nasıl yönetiliyor? Ülkemin ağır sorunlarından Ege adalarının işgaline karışmaya, İstanbul'umuzun adının Konstantinapol olarak değiştirilmesine müdahale etmeye galiba sıra gelmiyor?

Ne diyelim ki!

Tekrar tekrar Türkiye sahipsiz mi diye sormadan edemiyorum. Ben de biliyorum Yunanistan küçük bir ülke olarak boyundan büyük işlere kalkıyor. Ben de anlıyorum, Türkiye isterse ve bu ada işgallerine dur derse işler değişir. Zaten konunun düğüm noktası da burada. Zaten Türkiye sahipsiz mi diye sorma nedenim budur. Neden Yunanistan'ın bu küçük çocuk şımarıklıklarına göz yumuluyor? Yunanistan bizim küçük çocuğumuz değil ki. O halde bu şımarık çocuğa neden sessiz, tavırsız, tepkisiz kalıyoruz? Neden, neden, neden?