"PKK/KCK elebaşlarından Cemil Bayık, Eylül 2026'da Nuçe TV'ye yaptığı açıklamalarda, Türkiye'de yürütülen sürece ilişkin örgütün yeni şartlarını ve tehdit içerikli beyanlarını dile getirmiştir."

Habere bakın!

"Öne çıkan iddiaları ve talepleri şunlardır:"

Hep beraber bakalım neymiş!

"Abdullah Öcalan serbest bırakılmadan ve özgürlüğüne kavuşmadan silah bırakmayacaklarını ve Türkiye'ye dönmeyeceklerini açıklamıştır. Demokratik siyaset hakkı tanınmasını ve yasaların değiştirilmesini talep etmiştir."

Hani otuz tane silah yakma tiyatrosu ile silah bırakmışlardı, ne oldu?

"Yürütülen yasal ve siyasi sürecin örgütün taleplerini tam karşılamadığını savunarak, "Süreç başarılı olmazsa büyük bir savaşa da hazırız" ifadesiyle Türkiye'yi tehdit etmiştir."

Koskoca Türk Milleti'ne ve koskoca Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne bu nasıl bir tehdit? Bunu da mı kabullenelim?

"Şu an Abdullah Öcalan ile iletişimlerinin DEM Parti heyeti ve aracılar üzerinden sağlandığını söylemiş, sürecin sağlıklı ilerlemesi için KCK yöneticilerinin, gazetecilerin ve akademisyenlerin doğrudan İmralı'ya giderek görüşme yapması gerektiğini savunmuştur."

Bir mahpus için Kanun mu değişti? Bir taraftan böyle istekler, bir taraftan içerideki terörist başının rahatlığı için her şeyi yapma gayretleri neden? Gerçekten kan akmasın diye mi? Buna inanmamızı mı bekliyorsunuz?

"Suriye'de kendini fesheden SDG'nin eski genel komutanı Mazlum Abdi'nin, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'nın danışmanı olmasını yanlış bulduğunu belirterek bu görevi kabul etmemesi gerektiğini söylemiştir."

Bir taraftan da Suriye'ye ayar. Bu terörist başına bu küstahlığı kim sağlıyor acaba?

"TBMM'den geçen yasal düzenlemeyi yetersiz bulduklarını ancak üzerinde çalışılabilecek bir "temel" olarak gördüklerini ifade etmiştir."

Kandil'deki terörist başının söyledikleri bunlar. Daha ne desin istiyor birileri, doğrusu bilmiyorum. Bu açıklamalara baktığımızda hâlâ kan dökülmesin, barış olsun demek nasıl bir iş oluyor bilmiyorum doğrusu. Elbette bir damla bile kan dökülmesin de "büyük savaşa hazırız" diyen bir terörist başına ne cevap vereceksiniz, doğrusu bilmiyorum. Hayır, abi(!), yapma ne olur mu diyeceğiz? Çerçeve yasa tiyatrosunu insanımızın çok büyük çoğunluğu reddederken, terörist başının bunu bile beğenmemesini ne ile karşıyalayacağız bilmiyorum doğrusu. Durum bu halde iken, Kandil açıkça Türk Milleti'ni ve Türk Devleti'ni tehdit ederken, hapisteki terörist başına statü vermek, villa yaptırmak ne demek oluyor doğrusu bilmiyorum.

Aslında bu işlerin hepsini biliyoruz, neden yapıldıklarını biliyoruz da, sonuç nereye varacak onu bekliyoruz. Türk Milleti, tarihin gördüğü en dirayetli Millet'tir. Dolayısıyla bütün unsurları ile bu Millet'e diz çökertmek kimsenin haddi değildir. Daha yüz yıl önce bu Millet'in ne yaptığını bütün dünya biliyor. Türk Milleti, çok şeye razı olabilir, ama egemenliğinin sürekli olarak kaybolmasına asla razı olmaz, olamaz. Bu nedenle bugün, Türk Milleti'nin egemenliğine vurulmak istenen prangalar sonuç alamaz, alamayacaktır.