Bugün yazıyı yazdığım gün, 29 Ekim. Bugünün 29 Ekim olması nedeni ile bütün söylenecek sözlerimi, yazılacak yazılarımı erteliyorum ve yalnızca 29 Ekim ile ilgileniyorum. Nedir 29 Ekim? 29 Ekim sıradan bir rejim değiştirme işi değildir. 29 Ekim, önce Sevr'i yırtmaktır. Peki, Sevr'i yırtmak nedir? Asırlardan beri Türk Milleti'ne kurulan "Şark Meselesi" tuzağını bozmaktır. Peki, asırlarca süren bu "Şark Meselesi" nedir? Avrupa'nın tam kalbine ikinci kez girmiş olan Türk Milleti'ni önce Orta Avrupa'dan, sonra Balkanlar'dan ve sonra da Anadolu'dan geldiği yere geri gönderme planıdır. İşte bu plan, yani Sevr, yani Şark Meselesi verilen olağanüstü mücadele ile yırtılmış, bozulmuş ve yok edilmiştir. Bu yetmemiş, bu planı fark etmeyen, fark etmek istemeyen, sadece kendi koltuğunu düşünen, Türk Milleti'nin varlığını hiçe sayan o dönemin Saltanat sahibine de yapılması gereken yapılmıştır. Yetmemiş, 1. Dünya Savaşı'nın galip devletleri ve onların şımarık lideri İngiltere ile tek başına olağanüstü mücadele ile Lozan'da barış imzalanmıştır. İşte bu yedi düvele karşı denilen mücadele Lozan'da gerçekleşmiş ve kalıcı barışın imzalanması ile Türk Milleti'nin ufkunu açma, geleceğini yüceltme, tarihe yeniden damga vurma planlarını ve düşüncelerini uygulama aşamasına geçilmiştir. Türk Cumhuriyeti bu yeni aşamaların ana noktasıdır, mihenk taşıdır. Bütün bu anlattığım işleri yapmanın odak noktasını oluşturan ve 20. Yüzyılın dahi lideri Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK'ün dediği; "Türk Milleti'ne yakışan en iyi idare" olan Cumhuriyet işte bu gün de, 29 Ekim 1923 tarihinde ilan edilmiştir. Türk Milleti'nin bu aşamaya gelmesinde sonsuz minnettar olduğumuz emeği geçenlere ilk müjdeyi vermek adına "Efendiler, yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz" sözleri, yepyeni, çok geniş ufuklu, parlak, ümitli geleceğin de müjdesi olmuştur.

Peki, 29 Ekim 1923 gününün akşamı saat 20 civarlarında Cumhuriyet'in ilan edilmesinin anlamı yok mudur? Bu soruya cevap vermek için küçük bir inceleme yapalım. Osmanlı Devleti'nin imzaladığı ve hem kendi sonunu getiren, hem de Türk Milleti'ne asırlardan beri kurulan "Şark Meselesi" tuzağının uygulama aşamasına geçilen Mondros Antlaşması 30 Ekim 1918 tarihinde imzalanmıştır. Cumhuriyetimizin ilanı 29 Ekim 1923 akşamdan sonrasıdır. Yani 30 Ekim sabahından itibaren Cumhuriyet ilanının etkisi başlayacaktır. Dolayısıyla 30 Ekim Mondros'un intikamı bu biçimde alınmıştır. Böyle düşünmek büyük dahi için olmayacak bir iş midir? İşte, dahi olmak, milletine bağlı olmak böyledir.

Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti!

Ne Mutlu Türk'üm Diyene!