Gerçekten bu fon rezaleti her şeyin üstüne çıktı. Öyle bir rezalet ki, bu pislikle yatıp, bu pislikle kalkar olduk neredeyse. Ama gerçekten de böyle olacak kadar büyük bir rezaletle karşı karşıya olduğumuzu bilmek, görmek ve kabul etmek gerektir. Adam çıkıyor ve diyor ki; "oğlum yolsuzluk yapmadı ve bilmem şu kadar sermayeli işi var." O söylenen rakamların nasıl kazanıldığından söz etmiyor. Birinin parası yüz küsur milyonmuş ve biz bu paranın ne kadar arttığını konuşuyoruz. Bu anaparaların, bu ana sermayelerin zaten kendisi esas söz konusu olması gerekir. Fon rezaleti, pisliği ile elde edilenleri ortaya koymak, zaten büyük oranda mümkün olur. Çünkü kayıtlardan çıkarılabilir. Ancak, fona yatırılan paraların kaynağı nedir, önemli olan bunları sormak ve sorgulamak. İşte esas düğüm noktası budur. Bugün, elde ettiği servetin sorgulanması gereken bir kesim var. Bu kesimin bu serveti nereden kazandığının mutlaka sorgulanması gerekir. Aksi takdirde yolsuzluk, soygun yapanın yanına kalması gibi toplumu bozan, çürüten ve yozlaştıran adaletsizlik ile yaşamaya devam ederiz. Daha açık bir ifade ile söylemeliyim ki; bu fon rezaleti, bu fon pisliği buz dağının görünen kısmıdır. Bu pisliğin bu kadar ortaya saçılması ve adeta ortak bir el ile yürütülmüş görüntüsü öyle anlaşılıyor ki, uyuyan birçok kişiyi de uyandırmaya başladı. Bu nedenle bu pisliğin toplumdaki karşılığı çok fazla oldu. Zaten öyle olmasa dünya basınında da bu kadar yer alır mı? Ülkemizin içeride ve dışarıda o kadar ağır sorunları var ki, altından kalkmak çok zor duruma geldi. Ama biz bütün bu zorlukların yanında önce de dediğim gibi fon pisliği, rezaleti ile yatıp kalkıyoruz. Bu nedenle bu konuyu artık önceki birçok rezalette olduğu gibi geçiştirmek, unutturmak, üstünü örtmek ile karşılaşmamalıyız. Artık bu işin ucu nereye kadar giderse gitmelidir. Ortaya dökülen rakamlar öyle rakamlar ki, insanın aklı hayali almıyor. Bir insan bu kadar parayı nasıl elde eder değil ne yapar diye soruyor. Bu kadar kısa sürede bu kadar sınırsız bir kazanç elde etmek isteyen ve elde eden bir insanın ruh hali nasıl bir şeydir insan merak ediyor doğrusu. Bir, iki, beş, yüz, milyon, milyar... Nasıl olur ya? Neden durmayı bilmezsiniz ya? Bir kuruş çalmanın inanan insana ne kadar zarar verdiğini dinleyerek yetişmiş bir toplumda bu sınırsız çalmayı bu hırsızlara kim, nerede, nasıl, ne zaman öğretti doğrusu anlayamıyorum. Gerçekten bu yolsuzluk, hırsızlık o dereceye vardı ki, şu an toplumun en önemli konusu haline geldi desem çok mu abartırım bilmiyorum. Bu nedenle bu fon pisliğinden yararlanıp bir arınma yaşanır mı diye kendimle boğuşuyorum. Niye kendimle boğuşuyorum biliyor musunuz? Çünkü arınma şart ve mutlaka olmalı biliyorum, ama olur mu diye kendime sorduğumda da olacağına pek inanmıyorum. İşte düğüm noktası da burasıdır. Ne yapalım?
Spor
Özel
Gündem
Çevre
Ekonomi
Asayiş
Siyaset
Yaşam
Kültür
Yerel
Trend Haberler
ATO Seçimlerinde Komite Sonuçları Belli Oldu: Başkanlık Yarışı Meclise Kaldı
Adana’da Trafiği Rahatlatacak Projede Çalışmalar Sürüyor
Altın Koza’da Gençlere Sinema Dersi! RTV Öğrencileri Festivalin Her Anını Yaşadı
Sabancı Kültür Merkezi İçin Yeni Gelişme: Büyükşehir Belediyesi’nden Önemli Karar
Sıfır Otomobil Alıcılarına Dikkat Çeken Emsal Karar
Adana Demirspor kafilesine, Deniz Türüç'ten Jest
Taner Özünal Güven Tazeledi