Elbette bu konuyu yazacağız. Böyle bir konuyu bir köşe yazısı ile bırakmak hiç de doğru olmaz. Bu vurgun, bu soygun öyle bir rezalet, öyle bir pislik ki, asla bir daha tekrarlanmamalı. Tabii ki, hiç bir soygun, hiç bir yolsuzluk asla yapılmamalı ama bu fon rezaleti gerçekten başka bir boyut. Burada çok ilginç akıl almaz işler var. Nihat Zeybekçi diye kamuoyunun gayet iyi tanıdığı biri çıkıp ihmal var diyor. Hükümetin, iktidarın içerisinden biri olan bu kişinin bu sözlerinin anlamı ve derinliği nedir bir irdeleyelim. Bu kişinin var dediği ihmal, öyle "canım olur böyle şeyler" deyip geçiştirilecek bir ihmal değil. Öylesine büyük bir vurgun ile karşı karşıyayız ki, bir Maliye Bakanı'nın değil açık uyarısı, bir küçük şüphe iması ile bile derhal ilgili ve yetkili bütün kurumların devreye girmesi gerekir idi. Ne demek uyarılara rağmen aylarca beklemek. Devam edin vurguna mı demek? Akıl alır gibi değil. Dünyanın dikkatini üzerimize çeken böyle büyük bir soygunun ihmal edildiğini açıkça söyleyen içeriden birisinin bu sözleri üzerine çok işler olmalı idi. Çok ilginç; hiç bir iş yapılmadı. Ne olmalı idi? Her şeyden önce ihmal etmiş olan ilgili ve yetkililer kim ise istifa etmiş olmalılar idi. Etmiyor iseler, görevden alınmış olmalılar idi. Bunların hiç birisi olmadı. Bu ne demek? Bu nasıl ve neden böyle oluyor? İşin bu tarafı da ayrı ve oldukça önemli, anlamlı bir konu. Bir ülkede, bir kurumda, bir ortamda, yapanın, yaptıklarının yanına kalması en büyük adaletsizliktir. Böyle bir durum o yapılan kötü işleri teşvik etmek demektir. "Siz kötü şeyler yapın biz hallederiz merak etmeyin" demektir. İyi işler yapanların şevkini kırmak demektir. Kısaca iyiyi, kötüye ezdirmek demektir ki, işte bunun adı çöküş, yozlaşma ve en iyi tabiriyle bozulma demektir. İhmal var, ben de mağdurum diyen Nihat Zeybekçi'ye mağduriyetinizin miktarı nedir ve bu kadar parayı nereden buldunuz diye sormak da ayrı bir konu da, biz öteki kişiye geçelim. Bir insanın akıl almaz yolsuzluk yaptığı ortaya çıkıyor ve akıl almaz bir kamuoyu baskısı görünce akıl almaz bir biçimde görevlerinden ayrılıp, yolsuzluk yaptığı iddia edilen miktarda parayı geri verdiğini söylüyor. Tamam, bu böyle oluyor da, bu kişinin yaptığı yolsuzluğun bir cezası var ama. O ne olacak? Her yolsuzluk yapan, yolsuzluğu ortaya çıkınca parayı iade ederse iş bitsin mi? O zaman yolsuzluktan, hırsızlıktan, vurgunculuktan kim içeride yatacak? Elbette biliyorum yatanlar var da, neden böylesine açık açık ben yaptım diyenlere karışılmaz, onu soruyorum. Ayrıca bu kadar büyük vurgun yaptıkları iddia edilen diğer kişiler ne yapıyor, ne yapacak? Onların da yaptıkları yanlarına mı kalacak? Bir Sayan ile iş kapatılacak mı? Bu sefer mümkün olmamalı. Artık ülkemin geldiği bugünkü her türlü zor, ağır ve içinden çıkılmaz durumları yazmaktan kalemim tükenmeye başladı. Ne deyim ki? Kime ne anlatayım ki? Görmek, anlamak istemeyene yapacağım hiç bir şey yok. Ülkemin bugünkü yönetim anlayışı ile bu yaşadığımız çok ağır ve zor şartların yüzde yüz bağlantısı var, bunu herkes biliyor. Ama kişisel hesaplar bu gerçekleri görmezden gelmeye neden oluyor. İşte üzücü olan bu durumdur. Ama ne olursa olsun ben inanıyorum ki, tarihin en dirayetli Milleti olan Türk Milleti, bu zor ve ağır şartların da altından kalkacaktır. Çünkü daha yüz yıl önce bugünkünden daha ağır şartları yenmiş ve kurtulmuştu. Bu gerçeği de bütün dünya biliyor.
Özel
Asayiş
Yerel
Gündem
Eğitim
Spor
Siyaset
Kültür
Çevre
Ekonomi
Yaşam
Sağlık
Trend Haberler
Azem ile Atike’den mutluluğa ilk adım
Sabancı Kültür Merkezi İçin Yeni Gelişme: Büyükşehir Belediyesi’nden Önemli Karar
Dehşet Anları: Önce Kavga Etti, Sonra Araçla Çarptı, Gerçek Sonradan Ortaya Çıktı
Sıfır Otomobil Alıcılarına Dikkat Çeken Emsal Karar
Adana’da ASKİ Çalışanının Ölümüyle İlgili Yeni İddia: Ellerinden Bağlanmış Halde Bulundu
Refik Gül'den Deprem Şiddetinde Açıklama: "Adanaspor Bu Hafta Sahaya Çıkmayacak"
Duayen gazeteci Yavuz Donat’ın acı günü! Kardeşi toprağa verildi