Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek tarafından detayları açıklanan kamuda tasarruf tedbirlerine ilişkin genelge Resmi Gazete'de yayımlandı. 13 Mayıs'ta ayrıntıları kamuoyuyla paylaşılan 'Kamuda Tasarruf ve Verimlilik Paketi'ne ilişkin Cumhurbaşkanlığı Genelgesi yayımlandı.
Peki, Kamuda Tasarruf için neden bu kadar beklendi?
Kamuoyunun tepkisine göre mi hareket edildi?
Yoksa ‘Devletin Malı Deniz Yemeyen Keriz!’ Atasözünü biraz suistimal ettiklerini düşünerek, acık vicdan yapıp, ‘Ayıptır, bu kadar da olmaz!’ mı dediler?
Ya da senin, benim paramla lüks araçlara binenler, otellerde restoranlarda yiyip içenler, gezen tozanlar, keyif çatanlar;
Bir gece uykularından kanter içinde uyanıp, “Tövbe Estağfurullah! Allah’ım, sana söz; bir daha kul hakkı yemeyeceğim!” diyerek tasarruf edeceklerine dair yemin mi ettiler?
Peki, 3 yıl geçerli olacak Kamuda Tasarruf Paketi, neden 3 yılla sınırlandırıldı?
3 yıldan sonra ne olacak?
‘Çok tasarruf ettik be... Artık tasarrufu bir kenara bırakalım! Denize devam…’ mı diyecekler?
Bir de bu tasarruf paketi, neden kamuda çalışan memur ya da işçiyi kapsıyor. Bu nasıl pakettir ki, üst düzey bürokrat için geçerli olmuyor?
Bunların hepsi tartışılır.
Tartışılır ama!
***
Normal vatandaşın Tasarruf Paketi ile pek ilgilenmediği biliyoruz. Çünkü o normal vatandaş dediğiniz, yıllardır yemesinden içmesinden, gezmesinden tozmasından, eşinden ailesinden, işinden gücünden kısacası her şeyden tasarruf ediyor zaten.
‘Tasarruf Paketinin’ yürürlüğe girmesi için, Resmi Gazete’ye falan da gerek yok hani. Sabahın ilk ışıklarında devreye giren ‘Paket’, vatandaşın iliklerine kadar işledi. Biz zaten tasarrufa programlanmış durumdayız.
Peki, sabahın ilk ışıklarında devreye giren Tasarruf Paketi’ni nasıl kullanıyoruz?
8 liralık bakkal ekmeği yerine, 5 liralık belediye ekmeği alarak,
Sabah kahvaltı yapmayıp, öğle yemeğine kadar aç kalarak,
20 lira yol parası vermeyip işe, okula yayan giderek,
10 liraya simit, 90 liraya tavuk döner, 250 liraya kebap yemeden eve aç giderek,
Akşam yemeğinde etsiz, tavuksuz yemekler yaparak,
Pazar alışverişlerinde meyve almayarak,
Çocuklarımıza okul harçlığı vermeyerek,
Evlerimize misafir çağırmayarak,
Yazın sıcağında küçük bir vantilatörle serinleyerek tatilin en alasını yaparak,
Kışın soğuğunda 15 kiloluk yorganları başıma kadar çekerek,
Uzayan saç sakaldan, kaş bıyıktan tanınmaz hale gelene kadar…
Kıyafetlerimize, ayakkabılarımıza çok iyi bakıp! 3-5 yıl giyerek…
Vs… Vs… Vs…
***
Biz Tasarruf Paketi’ni dibine kadar zaten kullanıyoruz.
Yani bizim göbek adımız, ‘Tasarruf’ olmuş!
Anlayacağız, bizler tasarrufun ta kendisiyiz.
Neyin paketinden bahsediyorsunuz…