Son zamanlarda marketlerden aldığımız gıda ürünlerinde sağlığımıza oldukça zararlı maddeler çıkıyor. Geçmişte buna benzer çok örnek var. Bu vahim ve bir o kadar çirkin olaylar zinciri, bilinçli tüketiciler sayesinde nihayet ayyuka çıkıyor. Yakın zamanda meydana gelen bir olayı siz değerli okurlarımızla paylaşmak isterim. Bilinçli bir tüketici ve gazeteci olarak bu olay oldukça dikkatimi çekti.
Peki, neydi bu olay? Kocaeli’nin İzmit ilçesinde 2 çocuk annesi bir kadın. Çocuklarına tost yapmak için aynı mahallede bulunan bir zincir markete kaşar peyniri almaya gider. Kadın, aldığı kaşar peynirini tost yapmak için keser. Bir de ne görsün! Peynirin içerisinden ameliyat eldivenini çıkıverir. Büyük şok yaşayan kadın, durumu bildirmek için market zincirine e-mail yoluyla ulaşmaya çalışır, ama geri dönüş alamaz. Nasıl olduysa üretici firma dönüş yapar ve özür dilerler. O kadına firmanın süt ve süt ürünlerinin olduğu bir koli vermeyi teklif ederler. Kadın bu teklifi kabul etmeyip, ‘İnsan sağlığı bu kadar yok sayılmamalı’ diyerek şöyle bir yorum yapar, ‘Şu pandemi sürecinde böyle bir hijyensizlik, böyle bir sorumsuzluk olur mu? Bugün eldiven çıkıyorsa, yarın maske de çıkabilir" der. Yaşanan bu olay sonrası mağdur olan kadın, Alo 174 Gıda Hattı'na şikâyette bulunmuş ve firmanın hijyen kurallarını hiçe saydığını belirterek, ilgili bakanlıklara suç duyurusunda bulunmuş.
***
Yaklaşık 10 gün önce meydana gelen bu olayda, 2 çocuk annesi kadının başına gelenlerin kısa bir özetini sundum. Firma yetkililerinin kabahatlerini telafi etme adına, kendilerini düşürdüğü şu duruma bakar mısınız? Firmalarının ismi açığa çıkmasın diye, mağdur müşteriye resmen rüşvet teklif etmişler. Keşke her insan, tıpkı bu kadın gibi cesur ve dirayetli davranabilse. 3 kuruşluk rüşvet mahiyetinde vermek istenilen, bir nevi sus payı olan bu küçük hediyeye tenezzül etmeyen, hakkını yargı yoluyla almak isteyen cesur yürekli kadını tebrik ediyorum.
Büyük zincir marketlerin, müşterilerinin başına açtığı olaylar ve bu olaylar karşısında hiçbir ilgili kurumun yaptırım uygulayamadığı, gücü yetmediği çok vaka var. Maalesef bu ne ilk, ne de son olacak. Böyle olaylar sürekli insanların başına gelecek ve sürekli halı altına süpürülecek. Bunu benim gibi herkes biliyor…
Şehrin her yerinde mantar gibi çoğalan zincir marketler hem çevre, hem de sağlık açısından büyük tehdit. Üstüne üstlük hızlı ve aşırı tüketim pompalayan bu dükkânlar, aklınız ve seçimlerinizle sizin kontrolünüz dışında nasıl oynuyorlar. İnternetin arama motoruna, ‘Marketlerin 19 akıl oyunu’ diye yazın lütfen. Ben baktım! Siz de bir bakın, karşınıza neler çıkacak neler? Şiddetle takip etmenizi ve okumanızı tavsiye ediyorum.
***
Samimi, sohbet dolu, 3-5 liranın hesabını yapmayan, gerektiğinde evimizin anahtarını bile düşünmeden emanet ettiğimiz bakkal esnaflarımız dururken, neden bu market zincirlerinin tuzağına düşeriz? Market zincirlerinin oyunlarından anlamayan, bu oyunları oynamaya vicdanı el vermeyen bakkal esnaflarımızı neden görmezden geliriz? Nedense hep bütçe olarak sıkıştığımız anlarda aman dilediğimiz, ihtiyaç duyduğumuz küçük bakkal esnafımıza sahip çıkalım. Neden mi ? Çünkü Zincir marketler veresiye defterine yazmaz ama mahalle bakkalı hesaba yazar maaş gününü bekler. Onların da evlerine götürecek bir ekmeği olsun…
Son olarak şunu söylememde fayda var; İndirimlerle, kampanyalarla müşteri çekmeye çalışan marketlerde, ürün fiyatları bakkal esnafının çok üstünde satılıyor. Bilginize… ( Devam edecek…)