Mısır’ın son kraliçesi, yani son firavun...
Tarihçilerden çok yazarların, şairlerin, film yapımcılarının ilgi alanı olmuş ve genel olarak muhteşem güzelliğiyle erkekleri tuzağına düşüren, rakiplerini ortadan kaldırmak için her şeyi yapan, tutkulu ve hırslı bir kadın olarak tanıtılmıştı.
Peki, kimdi bu kadın?
O kadın; Kleopatra…
***
Peki, Kleopatra gerçekten bu muydu?
Kleopatra, Mısır’da doğmuş olmasına rağmen, aslen Mısırlı değildi. Ailesinin kökleri Büyük İskender’in Makedonyalı Generallilerinden Ptolemaios’ya kadar uzanıyordu ve bu hanedan 300 yıldır Mısır’ı yönetmekteydi. Babaları XII. Ptolemaios'un ölümüyle 18 yaşındaki Kleopatra, iki kız, iki erkek kardeşin en büyükleri olarak Mısır tahtına geçecekti. Ancak geleneklere göre kendisinden 8 yaş küçük erkek kardeşi XIII. Ptolemaios ile evlenmek ve tahttı onunla paylaşmak zorundaydı. Böylece Kleopatra kardeşiyle evlenip, birlikte Mısır’ı yönetmeye başladılar.
İyi bir eğitim almış, 9 dil bilen, dahası kendinden önceki Makedon Firavunların tenezzül edip öğrenmediği Mısır dilini öğrenip, sürekli halkın arasına karışarak onların kültürü ve diniyle yakından ilgilenen Kleopatra, bir süre sonra baskın karakter olarak öne çıkmıştı. İlerleyen zamanlarda bundan rahatsız olan eşi ve erkek kardeşi XIII. Ptolemaios ve çevresindekiler tarafından iktidardan uzaklaştırılarak sürgüne gönderildi. Ancak Kleopatra bunu kabullenecek bir karakter değildi. İktidarı yeniden ele geçirmek için güçlü bir müttefik bulması gerektiğini biliyordu. Bu müttefikse bölgenin tek hâkimi Romalılardı.
Beklediği fırsatı M.Ö. 48 yılında Roma İmparatoru Jul Sezar’ın Mısır’a gelmesiyle buldu. Sezar’la görüşüp onu etkilemeyi düşünüyordu. Ancak XIII. Ptolemaios ve adamlarının Sezar’la görüşmesini engelleyeceğini biliyordu. Zekâsıyla buna da çare buldu. Sicilyalı kölesi Apollodores’e kendini bir halıya sardırarak Sezar’ın huzuruna taşıttı. Hediye edilen halının içinden Mısır Kraliçesinin çıkmasıyla şaşıran Sezar, Kleopatra’nın aklından, cesaretinden ve güzelliğinden çok etkilenmişti. Böylece koskoca Roma İmparatoru Sezar’ı kendine aşık eden cesur ve zeki kraliçe, onun desteğiyle XIII. Ptolemaios’yi savaşta alt edip, tahtını geri almayı başardı.
***
Mısır’ın yönetimini yeniden ele alan Kleopatra, yine gelenekler gereği bu kez küçük erkek kardeşi 13 yaşındaki XIV. Ptolemaios ile evlendi. Bir yandan da Jul Sezar’la ilişkisi devam ediyordu ve bu ilişkiden Caesarion adını verdikleri bir erkek çocuk dünyaya gelmişti.
Sezar’la ilişkisinin temelindeki amaç; Roma’ya kuracağı ittifak sayesinde Mısır’ı eski şaşalı günlerine taşımaktı. En büyük hayali ise, iki imparatorluğu birleştirip tüm dünyaya hakim olmaktı ve bu büyük imparatorluğun başına Sezar’dan olma oğlu Caesarion’u uygun görüyordu. Hatta oğlunu tahtına varis yapmak amacıyla ikinci eşi ve kardeşi XIV. Ptolemaios’yi de öldürtmekten çekinmemişti. Ancak M.Ö. 44 yılında Sezar’ın senatoda bıçaklanarak öldürülmesiyle bu hayallerini bir süreliğine daha ertelemek zorunda kaldı.
(Devam Edecek…)
KAYNAK: https://www.instagram.com/cavitpancar/
Özel
Asayiş
Çevre
Kültür
Yaşam
Gündem
Spor
Ekonomi
Siyaset
Sağlık
Yerel
Eğitim
Adını biliyorsunuz, ya hikâyesini…1
Hakan Toytekin
Yorumlar
Trend Haberler
Azem ile Atike’den mutluluğa ilk adım
Dehşet Anları: Önce Kavga Etti, Sonra Araçla Çarptı, Gerçek Sonradan Ortaya Çıktı
Sıfır Otomobil Alıcılarına Dikkat Çeken Emsal Karar
82. İl Tartışması Yeniden Gündemde! Kozan da 24 İlçelik Listede
Sabancı Kültür Merkezi İçin Yeni Gelişme: Büyükşehir Belediyesi’nden Önemli Karar
Adana’da ASKİ Çalışanının Ölümüyle İlgili Yeni İddia: Ellerinden Bağlanmış Halde Bulundu
Adana Hızla Büyüyor! Peki Altyapı ve Ulaşım Bu Hıza Yetişebiliyor mu?