Bütün içtenliğimle söylüyorum ki, kişilere bağlı konularda yazmak istemiyorum. Öyle ki, 33 yıldan beri köşe yazarıyım, 20 yıl televizyon programcılığı yaptım - tabii ki, fahri olarak - kişisel konulara girmemeye çok özen gösterdim. Neden öyle yapıyorum? Çünkü ben inanıyorum ki; asıl olan fikir mücadelesidir. Elbette zorunlu olarak kişisel konulara girmek gerektiği zamanlar oldu ve gereğini yaptım. Şimdi de yine yapacağım. Çünkü çok önemsedim. Çok uzun zamandan beri ülkemiz Genel Seçimlerinin normal olmadığını sözlü olarak belirtiyorum. Üzülenlere de yalnız bizde değil, birçok ülkede böyle olduğunu söylüyorum.

Trump denen kişi söylediklerimi öyle bir onayladı ki, inanılır gibi değil. Ne dedi? Kendisinin 4 yıl başkan olamadığı seçimi rakiplerinin hileli kazandıklarını söyledi. Yani, abd'de de seçimlerde hile oluyormuş değil mi? Doğrusu hiç şaşırmadım. Sözlerine nasıl devam etti? Aynen şöyle : "He knows about rigged election better than anybody". Zorunlu olarak yabancı dille yazdım. Türkçesi şudur: " O (kastettiği kişi belli), hileli seçimleri herkesten iyi bilir." Bu ne demek yahu? Bu nasıl bir ifşaat? Bu nasıl bütün dünya seçimlerini ortaya dökmek? Bu nasıl bir demokrasi? Bu nasıl seçim güvenliği? Kısaca ve tekrar; bu ne demek ya?

Olacak iş değil. Gerçekten değil. Bu aşamadan sonra hangi seçime, nasıl ve ne için güveneceğiz?

Ben bunları söylediğimde inanmak istemeyip saygılarından sessiz kalanlar, itiraz edenler şimdi ne diyeceksiniz bakalım. Uzun bir zamandan beri ısrarla söylüyorum; her ne olursa olsun seçimler olmalı, oy kullanılmalı, buna itiraz yok. Çünkü seçim, 150-200 yıldan beri insanlığın Mutlak Monarşi'ye karşı ortaya koyduğu çok önemli bir değişimdir, yeniliktir. Ancak, abd emperyalizmi ve abd yönlendiricileri insani değer tanımadıkları ve taşımadıkları için vahşi kapitalizmi kullanarak "kazanmak için her şey yapılır" anlayışını, yani Makyavelizm'i dünyaya yaymaya çalışmaktadır. Bu durumda Demokrasi ve buna bağlı olarak Seçim İşleri yeniden tartışılmalı ve değerlendirilmelidir. Aksi takdirde, insanlıktan Mutlak Monarşi kaldırıldı derken, seçim ile aynı yönetim biçimine evrilme durumu ile karşılaşabiliriz.

Abd ziyaretinin ekonomik, siyasal sonuçlarını bu anlatmaya çalıştıklarımın gerisinde görüyorum. Pkk, ypg, Gazze, İsrail gibi bizi doğrudan ilgilendiren işlerin gündeme bile gelmemesi inanın bana çok garip gelmedi, gelmiyor. Ayrıca Uçak alımı, gümrük vergileri vesaire gibi parasal ilişkilerin tek taraflı olarak sadece bizim verişimiz olması beni şaşırtmıyor. Bu nedenle şaşırmadığım konularla çok ilgilenmenin gereğine inanmıyorum, en azından bu ziyarette. Buna karşılık "Hileli Seçim" konusu ve etkileri ile ilgilenmek çok daha önemlidir. Çünkü her konu bu işin alt dalıdır.

Kamuoyuna rağmen oluşan yönetimlerin kamuoyuna rağmen iş yapması çok mu anormal?