5 OCAK ÖZEL HABER

İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Adana Şube Başkanı Hıdır Çak, kentte yaklaşık 427 bin bina bulunduğunu, ancak bu yapıların ne kadarının güvenli olduğuna ilişkin kapsamlı bir envanterin ortaya çıkarılmadığını belirterek, Adana’nın fay hatlarından ötürü adeta diken üstünde olduğunu söyledi. Başkan Çak, önceliğin hızlı tarama yöntemleriyle kent genelindeki yapı stoğunun tespit edilmesine verilmesi gerektiğini kaydetti.

Çak, riskli bölgelerin belirlenmesinin ardından kentsel dönüşüm çalışmalarının ada, sokak, cadde veya mahalle ölçeğinde planlanabileceğini ifade etti. İMO Adana Şube Başkanı Hıdır Çak, beraberindeki Şube 2. Başkanı Recai Ünsal Ekinci, Sekreter Üye Anıl Kılınç, Şube Sekreteri Gizem Cansu Şahin ve Yayın Görevlisi Jale Artun ile birlikte 5 Ocak Medya’yı ziyaret etti. Genel Yayın Yönetmeni Sefa Saygıdeğer ve Haber Müdürü Murat Gegin ile yapılan görüşmede İMO Yönetimi Adana’nın yapı stoğu, deprem riski, kentsel dönüşüm, kaçak yapılaşma, yapı denetimi, müteahhitlik sistemi, binaların kimliklendirilmesi ve tadilatların denetlenmesi gibi başlıkları konuştu.

“ÖNCE YAPI STOĞUNU TANIMALIYIZ”

Çak’ın açıklamalarında öne çıkan başlıklardan biri, Adana’daki mevcut yapı stoğunun tamamına ilişkin kapsamlı bir envanter oluşturulması oldu. Adana’nın deprem açısından hazırlıklı olup olmadığının ortaya konulabilmesi için öncelikle hangi yapıların risk altında olduğunun bilinmesi gerektiğini belirten Çak, yaklaşık 427 bin binanın bulunduğu kentte bu yapıların ne kadarının güvenli olduğunun bilinmemesinin önemli bir sorun olduğunu söyledi. Çak’a göre hızlı tarama yöntemleri kullanılarak hazırlanacak bir yapı stoğu envanteri, kentin riskli bölgelerinin belirlenmesine imkân sağlayabilir. Bu bölgelerin önceliklendirilmesinin ardından kentsel dönüşüm çalışmalarının hangi ölçekte yürütüleceğine yerel yönetimler karar verebilecek. Çak, dönüşümün ada, sokak, cadde veya mahalle bazında planlanabileceğini belirterek, sürecin riskin en yüksek olduğu alanlardan başlatılması gerektiğini savundu.

MEB'den Turgutlu'daki Silahlı Saldırıyla İlgili Açıklama
MEB'den Turgutlu'daki Silahlı Saldırıyla İlgili Açıklama
İçeriği Görüntüle

“ADANA DEPREMİ ÇARESİZCE BEKLEMEMELİ”

İMO Adana Şube Başkanı Hıdır Çak, yapı güvenliği konusunda yalnızca vatandaşların sorumluluk üstlenmesinin yeterli olmayacağını belirterek, merkezi yönetim, yerel yönetimler, meslek örgütleri, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşların birlikte hareket etmesi gerektiğini dile getirdi. Çak, başlattıkları “Talebimiz Geleceğimiz Kampanyası” ile inşaat mühendisliğinin mesleki sorunlarının yanı sıra kentin temel meselelerini de gündemde tutmayı amaçladıklarını söyledi. Deprem, yapı güvenliği, kentsel dönüşüm, imar sorunları, altyapı, ulaşım ve trafik gibi başlıkların kent gündemiyle doğrudan ilişkili olduğunu belirten Çak, Adana’nın olası bir depreme karşı hazırlık yapması gerektiğini vurguladı. Çak, mevcut yapı stoğunun iyileştirilmesi kadar yeni ve denetimsiz yapıların bu stoğa eklenmesinin önlenmesinin de önemli olduğunu söyledi. Bu nedenle kaçak yapılaşmanın durdurulması gerektiğini belirten Çak, yapı üretim sürecindeki bütün aktörlerin sorumluluklarının etkin biçimde yerine getirmesini istedi.

“RİSK HAVUZU ORTAYA ÇIKARILMALI”

Çak, Adana’daki yaklaşık 427 bin binanın 40-45 bininin risk havuzunda olabileceğini düşündüklerini ifade etti. Bu değerlendirmenin ardından yapı denetim sisteminin daha etkin hale getirilmesi gerektiğine dikkat çeken Çak, müteahhit, şantiye şefi, yapı denetimi, yapı sahibi ve idare dahil olmak üzere yapı üretimindeki tüm unsurların birlikte ele alınması gerektiğini söyledi. Çak ayrıca Türkiye’deki müteahhitlik sistemine ilişkin eleştirilerini de dile getirdi. Müteahhitlik yeterliliğinin yalnızca ekonomik kriterler üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini savunan Çak, mesleki yeterlilik, uzman kadro ve teknik kapasitenin de dikkate alınması gerektiğini belirtti. İMO Adana Şube Başkanı, yapı üretiminde mühendis ve mimarların teknik süreçlerde etkin biçimde yer almasının önemine işaret ederek, mevcut sistemin çeşitli noktalarında iyileştirmeye ihtiyaç bulunduğunu ifade etti.

“RİSK SENARYOLARI DAHA AYRINTILI ÇALIŞILMALI”

Adana’nın deprem riskine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çak, kent için hazırlanan İl Risk Azaltma Planı’na (İRAP) da değindi. Çak’ın aktardığına göre Adana’nın mevcut afet risk haritasında bazı deprem senaryoları ele alındı. Bunlar arasında 6,4 büyüklüğündeki Ceyhan depremi ile 7,3 büyüklüğündeki, tsunami senaryosunun da değerlendirildiği Karataş depremi bulunuyor. Ancak Çak, bu senaryolarda kaç binanın etkileneceği, binaların hangi düzeyde hasar göreceği ve olası can kayıplarının ne olabileceği gibi daha ayrıntılı sonuçların ortaya konulması gerektiğini belirtti. Risk senaryolarının geliştirilerek özellikle riskli bölgelerden başlanmasının yapı stoğunun iyileştirilmesi açısından önem taşıdığını söyledi.

“BİNALARIN KİMLİĞİ OLMALI”

Görüşmede dikkat çeken bir diğer başlık ise binaların kimliklendirilmesi oldu. Çak, 2022 yılından önce yapılmış yüz binlerce yapı açısından önemli bir bilgi eksikliği bulunduğunu belirterek, bütün binaların kimliklendirilmesi gerektiğini söyledi. Binaların bir kimlik numarasına sahip olması halinde vatandaşların söz konusu numara üzerinden binaya ilişkin temel bilgilere ulaşabileceğini ifade eden Çak, bu sistemde binanın yapım yılı, ruhsat durumu, iskân bilgisi, yapı denetim şirketi, yapım tarzı ve geçirdiği tadilatlar gibi bilgilerin yer almasını önerdi. Çak, 2022 yılından sonra yapılan düzenlemeyle yeni yapılar açısından yapı kimlik numarası ve periyodik kontrol konusunda belirli hükümler getirildiğini, ancak 2022 öncesindeki yapı stoğunun da sistem içine alınması gerektiğini belirtti. Bu sistemin özellikle konut alım ve satımlarında vatandaşlara bilgi sağlayabileceğini belirten Çak, nasıl araç alımında ekspertiz uygulaması bulunuyorsa, binaların güvenilirliği ve geçmişi konusunda da vatandaşın bilgiye erişebileceği bir mekanizma kurulması gerektiğini ifade etti.

“HER TADİLAT MASUM DEĞİL”

İMO Adana Şube Başkanı Çak’ın dikkat çektiği konulardan biri de binaların kullanım sürecinde gerçekleştirilen tadilatlar oldu. Özellikle zemin katlarda ve asma katlarda iş yeri açılması sırasında yapılan tadilatların taşıyıcı sisteme zarar verip vermediğinin her zaman bilinmediğini belirten Çak, bu işlemlerin uzman gözetiminde yapılması gerektiğini söyledi. Çak, taşıyıcı sisteme yapılan müdahalelerin binanın güvenliği açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekerek, tadilatların ruhsata tabi olması ve inşaat mühendisi tarafından denetlenmesi gerektiğini savundu. Bu konuda deprem sonrasında yıkılan bazı binalarda tespit edilen taşıyıcı sistem müdahalelerini örnek gösteren Çak, kat maliklerinin binalarında yapılan tadilatların niteliğinden her zaman haberdar olmadığını belirtti. Çak’a göre yalnızca iş yeri açma ruhsatı kapsamında yapılan genel kontroller, taşıyıcı sistem güvenliğinin değerlendirilmesi için yeterli olmayabilir. İtfaiye, belediye ve teknik uzmanların kendi görev alanları çerçevesinde sürece dahil olduğu daha kapsamlı bir denetim mekanizmasının kurulması gerektiğini söyledi.

BELEDİYELERE PROTOKOL ÇAĞRISI

İMO Adana Şubesi’nin yapı envanterinin çıkarılması ve iş yeri açma ruhsatı aşamasındaki denetimlerin geliştirilmesi amacıyla bazı belediyelere protokol önerileri sunduğu da belirtildi. Çak, bu kapsamda hazırlanan protokol örneklerinin ilgili yerel yönetimlere iletildiğini, Seyhan Belediyesi tarafından iş yeri açma ruhsatı aşamasında birlikte çalışma konusunda olumlu bir yaklaşım sergilendiğini ancak sürecin devam etmediğini söyledi. Çak, kent genelinde çok sayıda binada tadilat yapıldığını, üst katlarda yaşayan vatandaşların ise alt katlardaki müdahalelerden çoğu zaman haberdar olmadığını belirtti. Bu nedenle belediyeler bünyesinde konuyla ilgili daha etkin bir kontrol ve takip modelinin oluşturulması gerektiğini ifade etti.

ADANA’NIN YAPILARI İÇİN ENVANTER ÇAĞRISI

İMO Adana Şubesi’nin gündeme taşıdığı önerilerin merkezinde, mevcut yapı stoğunun tespit edilmesi ve elde edilen verilerin vatandaşların erişimine açık bir sisteme dönüştürülmesi bulunuyor. Çak’ın açıklamalarına göre Adana’nın deprem riskine karşı hazırlanabilmesi için öncelikle mevcut yapıların durumunun bilinmesi gerekiyor. Bunun için hızlı tarama yöntemleriyle kent genelindeki yapıların değerlendirilmesi, riskli bölgelerin belirlenmesi ve dönüşüm çalışmalarının bu verilere göre planlanması öneriliyor. İkinci aşamada ise binaların kimliklendirilmesi ve vatandaşların yaşadıkları ya da satın almayı düşündükleri yapılar hakkında temel teknik bilgilere ulaşabilmesi hedefleniyor. Bunun yanında kaçak yapılaşmanın önlenmesi, yapı denetim sisteminin güçlendirilmesi, müteahhitlikte teknik yeterliliğin artırılması, şantiye süreçlerinin daha etkin denetlenmesi ve taşıyıcı sistemlere yönelik izinsiz müdahalelerin önüne geçilmesi de Çak’ın sıraladığı başlıklar arasında yer alıyor.

“DEPREMİ UNUTMAYALIM”

Çak, Adana ve çevresindeki faylara ilişkin farkındalığın canlı tutulması gerektiğini de söyledi. Saimbeyli’de meydana gelen 4,9 büyüklüğündeki depremi hatırlatan Çak, Ceyhan, Karataş-Misis ve Savrun faylarının yanı sıra Ecemiş Fayı ve Kıbrıs Yayı gibi farklı kaynakların da kent açısından değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. 6 Şubat depremlerinin ardından yaklaşık bir yıl boyunca deprem ve yapı güvenliğinin yoğun biçimde konuşulduğunu, ancak zaman içinde gündemin farklı başlıklara kaydığını belirten Çak, dönüşüm bekleyen yapıların halen gündemde olduğunu söyledi. İMO Adana Şube Başkanı Hıdır Çak’ın verdiği mesajın odağında ise tek bir başlık bulunuyor: Adana’nın mevcut yapı stoğu önce bilinmeli, ardından risk sıralamasına göre müdahale edilmeli. Kentte hangi binaların risk altında olduğunun belirlenmesi, yapıların kimliklendirilmesi ve vatandaşın binasına ilişkin bilgiye ulaşabilmesi halinde deprem hazırlığının daha sistematik yürütülebileceğini belirten Çak, bu sürecin merkezi yönetim, yerel yönetimler, meslek örgütleri, sivil toplum ve vatandaşların ortak çalışmasıyla yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

Kaynak: Haber Merkezi