Hepimizin hayatında samimi olmayan insanlar öyle ya da böyle bir şekilde geçmiştir sonrasında da yok olup gitmiştir. Hayatta herkes güler yüzlü olabilir. Herkes güzel sözler söyleyebilir. Ancak samimiyet, yalnızca sözle değil; şartlar değiştiğinde gösterilen tavırla ölçülür.

Samimiyetsizlik, insan ilişkilerini içten içe kemiren en büyük sorunlardan biridir. Çünkü samimi olmayan insanlar, çoğu zaman iyi niyetlerinden değil, çıkarlarından beslenir. Menfaatleri olduğu sürece yanınızda dururlar, sizi överler, değer verdiğinizi hissettirirler. Fakat çıkarları zarar görmeye başladığında aynı insanlar bir anda bambaşka bir kimliğe bürünebilir. Dün alkışlayan, bugün eleştiren; dün dost görünen, bugün sırt çeviren insanlar işte bu yüzden güven duygusunu zedeler.

İnsanın gerçek karakteri, her şey yolundayken değil; menfaatlerinin çatıştığı anda ortaya çıkar. Çünkü o an verilen karar vicdanın mı, yoksa çıkarın mı ağır bastığını gösterir. Dürüst insanlar haklı olana hakkını teslim ederken, samimiyetsiz insanlar yalnızca kendilerine fayda sağlayacak tarafı seçer.

Ne yazık ki günümüzde birçok ilişki çıkar üzerine kuruluyor. Dostluklar, iş birlikleri, hatta akrabalık bağları bile bazen menfaat hesaplarının gölgesinde kalabiliyor. Oysa gerçek dostluk, zor zamanda belli olur. Gerçek samimiyet ise çıkarın bittiği yerde de aynı duruşu sergileyebilmekle kendini gösterir. Çıkarın bittiği noktada karşınızdaki kişi size farklı davranmıyor, olduğu hali ile devam ediyorsa o kişi dürüsttür ancak aksi davranışlarda ise samimi değildir.

Hayat, insanlara çeşitli imtihanlar sunar. Kimi para ile, kimi makamla, kimi de menfaatle sınanır. Bu sınavı kazananlar; doğruluktan, vefadan ve samimiyetten vazgeçmeyenlerdir. Kaybedenler ise günü kurtarmak için karakterinden ödün verenlerdir.

Ancak unutulmaması gereken de bir durum vardır ki o da çıkar üzerine kurulan ilişkiler geçicidir. Samimiyet üzerine kurulan ilişkiler ise yıllar geçse de değerini kaybetmez. İnsan geriye dönüp baktığında kazandığı parayı değil, güvenini kaybetmediği insanları hatırlar.

Çünkü samimiyet satın alınamaz ya vardır ya da yoktur. Sonunda ise maskeler eninde sonunda düşer, geriye sadece gerçek karakter kalır.