6 Şubat depremlerinin ardından Türkiye'nin birçok noktasında olduğu gibi Adana'da da büyük bir konut seferberliği başlatıldı. Bu seferberliğin en önemli merkezlerinden biri ise Sarıçam ilçesine bağlı Buruk mevkii oldu.

Bugün Buruk'a gidenler, yükselen yüzlerce blokla adeta yeni bir şehir kurulduğunu görüyor. Bir tarafta yıllar önce tamamlanan TOKİ konutlarında oturan aileler, diğer tarafta deprem sonrası inşa edilerek hak sahiplerine teslim edilmeye başlanan yeni konutlar... Her gün yeni taşınmalar oluyor, her gün yeni bir aile bu bölgede hayat kurmaya başlıyor.

Devlet, konut üretimi konusunda önemli bir çalışma yürüttü. Evler yapıldı, anahtarlar teslim edildi. Depremzede vatandaşlar güvenli yuvalarına kavuştu.

Ancak madalyonun diğer yüzünde çözüm bekleyen çok önemli bir sorun var. Yollar...

Buruk TOKİ'de yaşayan vatandaşların en büyük şikâyeti aylardır, hatta yıllardır değişmiyor. Sosyal medyada her gün aynı görüntüler paylaşılıyor. Bozuk yollar, çukurlar, toz içinde kalan güzergâhlar, yağmur yağdığında çamura dönen caddeler... Üstelik sorun yalnızca yolun bozuk olması da değil.

Bölgede ulaşımı kolaylaştıracak kavşak düzenlemelerinin yetersiz olması nedeniyle vatandaşlar kilometrelerce yol giderek dönüş yapmak zorunda kalıyor. Basit bir U dönüşü için bile uzun mesafeler kat ediliyor. Bu da hem zaman kaybına hem yakıt israfına hem de trafik güvenliği açısından risklere neden oluyor.

İnsan ister istemez soruyor. Madem burada on binlerce insan yaşayacak diye planlama yapıldı, bu insanların ulaşımı neden aynı titizlikle planlanmadı?

Yeni bir yaşam alanı kuruyorsunuz ama insanların o evlere güvenli ve konforlu şekilde ulaşmasını sağlayacak yolları ihmal ediyorsunuz. Böyle olunca eksik kalan yalnızca asfalt olmuyor; yaşam kalitesi de eksik kalıyor.

Bir şehir sadece binalardan oluşmaz. Yoluyla, kaldırımıyla, kavşağıyla, aydınlatmasıyla, toplu ulaşımıyla ve sosyal donatılarıyla yaşanabilir hâle gelir.

Bugün Buruk TOKİ'de yaşayan vatandaşlar lüks istemiyor. Kimse altın kaplama yollar talep etmiyor. İstedikleri şey; çukursuz, güvenli yollar, trafik akışını rahatlatacak kavşaklar, yeterli aydınlatma ve insanca ulaşım imkânı. Üstelik bu bölge artık geçici bir şantiye alanı değil. Burası her geçen gün nüfusu artan, çocukların okula gittiği, insanların işe gidip geldiği, binlerce ailenin yaşamını sürdürdüğü yeni bir yerleşim merkezi.

İlgili kurumların artık "inşaatlar bitsin, sonra bakarız" anlayışını geride bırakması gerekiyor. Çünkü insanlar bugün o evlerde yaşıyor. Sorunlarını da bugün yaşıyor.

Yolların yapımı hangi kurumun sorumluluğundaysa, vatandaşın beklediği şey mazeret değil, çözümdür. Kurumlar arasında yetki tartışmaları yapılırken, çileyi çeken yine vatandaş oluyor.

Buruk TOKİ, Sarıçam'ın unutulan mahallesi olmamalı. Yapılan konutlar kadar, o konutlara ulaşımı sağlayan yollar da önemlidir. Çünkü bir şehri modern yapan sadece yükselen binalar değil, o binaların arasında insanlara güvenli ve konforlu bir yaşam sunan altyapıdır.

Artık Buruk TOKİ'nin yolları da hak ettiği değeri görmeli. Vatandaşın sabrı kadar araçlarının da dayanma gücünün bir sınırı var. Yeni bir şehir inşa edilirken, o şehrin yolları da yeni şehre yakışır hâle getirilmelidir. Bunun bir lütuf değil; orada yaşayan binlerce insanın en temel hakkı olduğu unutulmamalıdır.