Bugün okulların koridorlarında farklı bir heyecan var…
Kimi çocuk yeni çantasını sırtına takıp okulun yolunu büyük bir merakla tuttu, kimi annesinin elini bırakmak istemedi. Kimi sınıfa girerken gözlerinin içi güldü, kimi de “Ben annemle eve gitmek istiyorum” diyerek ağladı.
İşte adı üzerinde uyum haftası… Çocukları okul hayatına bir anda değil, yavaş yavaş alıştırmak için eğitim öğretim yılından önce başlayan bir geçiş süreci. Aslında bu hafta yalnızca çocuklar için değil, anne babalar için de bir uyum haftası. Çünkü bazen çocuğundan ayrılmak, çocuğun annesinden ayrılmasından daha zor olabiliyor.
Sabah evden çıkarken “Acaba alışabilecek mi”, “Ağlayacak mı”, “Beni bırakmak istemezse ne yapacağım?” diye düşünen anne babaların yüreğinde de ayrı bir telaş var.
Hele ilk kez okula başlayan bir çocuğunuz varsa… O küçücük elin elinizden ayrıldığı an, insanın içine dokunuyor. Ama bu bir ayrılık değil, bir başlangıç. Belki bugün çocuğunuz okul kapısında ağlayacak.
Belki sınıfa girmek istemeyecek. Belki arkasından bakarken sizin de gözleriniz dolacak.
Anne babalar sakın unutmayın ki çocuğunuz sizden uzaklaşmıyor. Sadece hayatına yeni bir alan, yeni arkadaşlar, yeni bir öğretmen ve yepyeni deneyimler ekliyor. Bugün elinizden tutan o minik çocuk, yarın kendi çantasını sırtına takıp okul kapısından tek başına girecek. Ve siz bir gün dönüp bugüne baktığınızda belki de en çok okula gittiği ilk günü hatırlayacaksınız.
Evet birçok anne baba için oldukça stresli bir haftaya başladık ancak anne babalara tavsiyem bu anın da tadını çıkarın. Zor bir süreç olacak belki ama bütün bunlar geçecek. Çocuklarımız büyüyecek. Çantaları ağırlaşacak, boyları uzayacak, arkadaşlarının isimlerini anlatacaklar. Bir gün gelecek, onları okula bırakmamızı bile istemeyecekler. O nedenle bugün yaşanan küçük telaşları bir yük gibi değil, çocuğumuzun büyüme hikâyesinin güzel bir parçası olarak görmeye çalışalım. Bol bol fotoğrafını çekelim. O ilk çantasını, ilk formasını, okul kapısındaki heyecanını saklayalım. Çünkü bugün bize sıradan bir sabah gibi gelen o anlar, yıllar sonra dönüp baktığımızda en kıymetli hatıralarımızdan biri olacak.
Bırakalım biraz ağlasın, biraz gülsün, biraz alışsın… Her çocuk aynı hızda alışmayacak. Kimi ilk gün koşarak sınıfa girecek, kimi birkaç gün annesinin elini bırakmak istemeyecek. Bunda yanlış olan bir şey yok. Çocuklarımızın birbirinden farklı olduğunu kabul edip onlara zaman tanımak gerekiyor.
Biz anne babalara düşen ise onların yanında olduğumuzu hissettirmek ve bu geçiş sürecini mümkün olduğunca sakin karşılamak. Çünkü uyum haftası bitecek. Gözyaşları yerini gülümsemelere bırakacak. Okul kapısında ayrılmak zor gelecek belki ama bir süre sonra aynı kapıda bizi görür görmez arkadaşlarına koşacaklar. Okulun ilk haftalarında bizsiz durmayan çocuklarımız artık bizi okulda bile görmek istemeyecek. Okula gittiğimiz de inanın ‘neden geldin’, ‘ben artık büyüdüm, okula gelme’ diyecekler.
O nedenle sevgili anne babalar sizlere tavsiyem bugünün telaşını fazla büyütmeyin. Çocuğunuzun elini biraz daha sıkı tutun ama zamanı geldiğinde bırakmasına da izin verin. Çünkü bazı elleri bırakmak, onları kaybetmek değil; hayata doğru attıkları ilk adımı izlemektir.
Son söz olarak da 2026-2027 eğitim öğretim yılının tüm çocuklarımız, öğretmenlerimiz ve anne babalarımız için güzel anılarla dolu bir yıl olmasını diliyorum.