Yıllardır Adana’da yazıyoruz, çiziyoruz, gündeme getiriyoruz…

Kaldırım işgallerini, vatandaşın yürümekte yaşadığı sıkıntıları, esnafın kaldırımları kendi kullanım alanı gibi görmesini ve özellikle yoğun cadde ve bulvarlarda yayaların yaşadığı mağduriyetleri defalarca dile getirdik.

Çünkü kaldırımın ne olduğunu unutmamak gerekiyor:

Kaldırım halkındır.

Kaldırımlar, insanların güvenli ve rahat bir şekilde yürüyebilmesi için yapılmıştır. Çocukların, yaşlıların, engellilerin, bebek arabası kullanan anne ve babaların önündeki en önemli yaya alanlarıdır.

Ancak ne yazık ki Adana’da yıllardır devam eden kaldırım işgalleri, bu alanları vatandaş için zaman zaman kullanılamaz hale getiriyordu.

Son aylarda ise bu konuda gözle görülür bir hareketlilik var.

Adana Büyükşehir Belediyesi Zabıta Daire Başkanlığı başta olmak üzere; Seyhan, Yüreğir, Çukurova ve Sarıçam ilçelerindeki zabıta ekipleri, kent genelinde daha yoğun ve kararlı denetimler gerçekleştiriyor.

Merkez ilçelerde birçok cadde ve bulvarda ekiplerin kaldırım işgallerine yönelik yaptığı çalışmalar dikkat çekiyor.

Esnafın ürünlerini kaldırımlara taşırması, masa-sandalye ve çeşitli malzemelerle yaya geçişini engellemesi, kaldırımların amacı dışında kullanılması gibi sorunlara yönelik denetimlerin artırılması, vatandaş açısından son derece önemli.

Elbette burada amaç esnafı mağdur etmek değil.

Ama şehir düzeni de hepimizin ortak sorumluluğu.

Esnaf işini yapacak, vatandaş alışverişini yapacak; ancak bunlar yapılırken kamusal alan olan kaldırımların vatandaşın kullanımına açık tutulması gerekiyor.

Zabıta ekiplerinin yaptığı denetimlerin sadece birkaç günlük bir çalışma olarak kalmaması da büyük önem taşıyor.

Çünkü Adana’da kaldırım işgali yıllardır süregelen bir sorun.

Bugün bir caddede yapılan düzenleme, yarın yeniden eski haline dönüyorsa yapılan çalışmanın kalıcı bir faydası olmuyor.

Bu nedenle denetimlerin önümüzdeki aylarda da aynı kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğine inanıyorum.

Özellikle ana arterlerde, yoğun yaya trafiğinin bulunduğu bölgelerde ve vatandaşların sürekli şikâyet ettiği noktalarda düzenli kontroller yapılmalı.

Biz gazeteciler olarak yıllardır sorunları yazıyoruz, vatandaşın sesini duyurmaya çalışıyoruz.

Bugün ise olumlu bir gelişmeyi de yazmak, hakkını teslim etmek gerekiyor.

Sahada görev yapan, denetim gerçekleştiren ve kent düzeninin sağlanması için emek veren tüm zabıta personelini kutluyorum.

Unutmayalım: Kaldırım işgal edildiğinde sadece taşlar değil, vatandaşın yaşam alanı da işgal edilmiş oluyor.

Şehrimize sahip çıkmak hepimizin görevi. Kaldırımlar halkındır. Halkın kalmalıdır.