Memleketimin durumu ortada. Terörist başı oldu bir iyi lider. Elli bin insanın ölümünden sorumlu bu terör örgütünün liderinin sözlerini muhatap mı alalım?
Ekonomimizin geldiği durumu yazmak var.
Toplumsal gerilimi yazmak var. Günümüzle tarihsel bağlantıları yazmak var. Ama bütün bunları bir tarafa bırakıp bugün İran'ı yazmak zorundayız. Dünyada abd emperyalizmi o kadar pervasız hareket ediyor ki, böyle bir konuya ilgisiz kalmak mümkün değildir. Israrla söylüyorum, tıramp'ı başkan seçen güçler şu şartlarla getirdiler: Ya batan abd'yi kurtaracaksın veya dünyayı yakacaksın. O da bu görevini hakkıyla(!) yapıyor doğrusu. Elbette bir de İsrail var. Bölgemizde İsrail'in gelecek güvencesi ve abd'nin şirketler devleti olması - ki çoğu şirket Yahudi sahiplidir - bir araya gelince bölgemiz ve dünya artık rahat etmeyecek gibi görünüyor. Hemen söylemeliyim ki böyle bir dönemde bizim şanssızlığımız yönetim biçimimizin yanlışlığıdır, yıpranmışlığıdır. Başlıktaki neden sorusunun açılımı şudur:
Bugün İran'ın vurulmasının, hem de adb-israil ortaklığı ile vurulmasının nedeni nedir, dünyada bilen var mıdır? İran için ne diyor Netanyahu? Terörist, katil devlet! İsrail başbakanı böyle bir sözü nasıl söyleyebilir, anlayan var mı? İran, aslında bir Türk ağırlıklı devlettir. Kaldı ki, tarih boyunca ağırlıklı olarak Türk egemenliğinde olmuş bir ülkedir. Şu anda da bombalanan birçok yer, Türk nüfusunun yoğun olduğu yerlerdir. Hatta Tebriz, Isfahan gibi büyük şehirler tamamen Türklerin yaşadığı yerlerdir. İran'ın büyük coğrafyasının her yerinde Türkler yaşamaktadır. Öldürülen Ali Hamaney, Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan Türk'tür. İran'ın Türk ağırlıklı bir ülke olması mutlaka dikkate almamız gereken bir gerçekliktir. Gelişmelerin nereye varacağı şu aşamada çok belli olmadığı için bu saldırının nasıl sonuçlanacağını kestirmek çok mümkün görünmemektedir. Bu nedenle saldırının geleceğinden çok nedenlerini ve nasıllarını göz önüne almayı gerekli görüyorum. Dolayısıyla israil-abd ikilisinin bu kadar pervasızlıklarının nedenini ve nasılını sorgulamalıyız. Her şeyden önce şunu görmeliyiz. İsrail kendine güvenen bir ülke olsa idi, İran'ı düşman görüyorsa kendi gücü ile halletmeli değil mi idi? Neden azgın ve çılgın tıramp'ı devreye soktu? Bu durum, yani İsrail'in askeri gücü konusunu, bir avuç Filistinli ile uzun yıllardan beri baş edememesinden de anlamak mümkün değil mi? Hem de acımasızca ve gaddarca saldırılarına rağmen. Bu gerçekler ortada olduğuna göre şunu rahatça söyleyebiliriz: abd, bir şirket devleti olarak Yahudi sermayesine bağımlı ve israil de zayıf askeri gücü nedeni ile abd'ye bağımlıdır. Dünyanın bu zorunlu ikili birlikteliğin ağır sonuçları ile karşılaşacağı bellidir. Peki, çözüm nedir diye sorulduğunda, maalesef cevap vermek dünyanın bugünkü şartlarıyla pek de kolay görünmemektedir.