Her yıl 5 Ocak günü geldiğinde yazmam gereken bir konu var elbette. Nedir o? Adana'nın kurtuluşu. Adana'nın kurtuluşu konusu gerçekten mutlaka hatırlanması, hatırlatılması gereken bir konudur. Çünkü vatanseverliğin bütün zorlukları ve yoklukları nasıl aşabildiğinin muhteşem bir örneğidir Adana'nın kurtuluşu. Böyle olduğu içindir ki Büyük Başbuğ ATATÜRK; "Bende bu vekayiin(Milli Mücadele'nin) ilk hiss-i teşebbüsü(girişim duygusu) bu şehirde, güzel Adana'da vücut bulmuştur" demiştir. Tarihimizin en ağır teslimiyet anlaşmalarımızdan biri olan Mondros imzalandığında büyük ATATÜRK Adana'dadır. Anlaşmanın ağırlığını gördüğü için İstanbul'daki hükümeti sıkıştırmaya başlamıştır. Onlar da çözümü büyük liderin komutanı olduğu Yıldırım Orduları'nı lağv ederek O'nu İstanbul'a çağırmakta bulmuşlardır. 13 Kasım 1918 günü İstanbul'a vardığında payitahtın işgal edildiğini üzüntüyle görür. Yaverine o meşhur sözünü söyler: "Geldikleri gibi giderler." İşte bu meşhur, muhteşem ve sonuçta tam gerçekleşen sözün ilham kaynağı Adana ve Adanalılardır. Adana ve civarı İstanbul'dan daha önce işgale uğramış ve hatta İngiltere ile Fransa arasında gizli tartışma konularına bile sahne olmuştur. Böylesine önemli bir bölgede bulunmak Büyük Başbuğ için mutlaka mücadele vermek gerektiğinin işareti olmuştur. Yukarıda alıntılarını yaptığım iki sözün kaynağının tesadüf olmadığını da bütün yiğit Adanalılar göstermiştir. Nasıl? Sivas'tan ATATÜRK'ÜN gönderdiği iki komutanın yönetiminde Adanalılar yekvücut olmuş, dişini tırnağına takmış, yılmamış, korkmamış büyük ve kanlı bir mücadele vermiştir. Bu toprakların düşman ayakları altında kalmasının imkânsız olduğunu bütün dünyaya haykırmıştır. Bütün unsurları ile Türk Milleti, aslında kendisini Adanalıların verdiği mücadelede görmüştür. Dolayısıyla Adanalının verdiği Çete mücadelesi, hem o dönem ve hem de hâlâ bir destandır, örnektir. Adanalılar ne kadar övünse azdır. Bu büyük ve kanlı mücadelenin sonunda yine bir örnek durum oluşmuş, Ankara'yı resmi olarak tanıyan ilk Anlaşma olan Ankara Anlaşması da Adana mücadelesini, Sivas'tan gönderilen komutanların yönetimindeki Adanalıların kazanması ile imzalanmıştır.
Yazılarımda, konuşmalarımda uzun zamandan beri ısrarla söylediğim iki konu vardır.
1- Adana'ya Maraş, Antep, Urfa gibi yeni isim vermek.
2- Adana'nın en görülen yerlerine yukarıda belirttiğim Büyük ATATÜRK'ÜN sözlerini kazımak.
Bu yazımda da yukarıdaki 2. konuyu tekrar ısrarla önermeye devam ediyorum. 1. konuyu yeni bir düşünce ile şimdilik erteliyorum. Ek isim belki de şehrin adının büyüsünü değiştirebilir diye düşünmeye başladım.
Bu düşüncelerle diyorum ki;
Yaşasın Adana!
Yaşasın Adanalı!
Yaşasın Milli Mücadele!
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!
5 Ocak günü Bayrak Şairimiz Arif Nihat Asya'nın vefat günüdür. Adanalı sayılan bu büyük şairimizi rahmet, minnet ve saygıyla anmayı da bir görev sayıyorum.