Adana’da yayalar için ayrılmış kaldırımların tamamı işgal altında.
Defalarca gündeme gelen, vatandaşı isyan ettiren kaldırım işgallerine bir türlü çare bulunmuyor.
Kaldırım işgallerini yetkililerin görmezden gelmesi akıllara,
“Ya burası hangi babayiğidin acaba! Hangi başkanın, hangi bürokratın, hangi müdürün, hangi kodamanın tanıdığı da böyle kafasına göre takılıyor!” cevabını bulamadığı sorular geliyor.
Özelikle Adana’nın elit semtlerindeki kafe, restoran, kahvehane, hatta çay ocağı işletmecileri kaldırımları babasının çiftliği gibi kullanıyor.
Ülkemizin hemen hemen her ilinde kaldırım işgali terörü yaşanıyor.
Ama Adana birçok konuda olduğunu gibi, bunda da birinciliği kimseye kaptırmıyor.
***
Mekân ismi vermeden kaldırım işgallerine birkaç örnek vermem gerekirse;
Adana’nın elit sokaklarından, Şinasi Efendi Sokağı’nda bir kafe işletmesi, kaldırım işgalinde Nirvana’ya ulaşmış. Öyle profesyonelce yapılmış işgal ki bu, koca kaldırımın zemini suni çim halı ile kaplanmış. 8-10 masa konmuş, çevresini de yeşil hasırlı çitlerle kapatmış.
Nerde yaya kaldırımı?
Yok!
Yine bir kafe işletmesi, yine kaldırım işgali!
Yer; Kurtuluş Mahallesi…
İşletmeci sadece kafenin içine değil, kaldırıma da çok masraf yapmış.
Önce kaldırımı güzelce süslemiş, sonra zemine parke döşetmiş, en sonunda da hasır çim deseniyle etrafını çevirmiş.
Nasıl, muhteşem değil mi?
Bir sonraki durağımız; Turgut Özal Bulvarı…
Bir restoran, lakin olağanüstü büyüklükte bir restoran.
Sayısını tam bilmiyorum, en az 50 masa vardır.
Peki, masa artı sandalyeler nereye konumlandırılmış?
Yaya kaldırımına elbet!
Ne güzel!
***
Hızımı alamadım…
İşte can alıcı, çok ironik bir örnek daha.
Yer; Toros Caddesi…
Yine bir restoran…
Bu restoran o kadar güzel dizayn edilmiş ki,
Restoranın dış cephesi, yani camlı bölmesinde trafik lambası var.
İnanması güç değil mi?
Yanlış duymadınız, restoranın içinde trafik lambası var!
Bu restoranın camlı dış cephesi nerede, caddeye sıfır!
Yok artık!
Otobüs muavini gibi olacak biraz; Küçüksaat, Büyüksaat, Gazipaşa, Barajyolu, Kenan Evren Bulvarı, Turgut Özal Bulvarı, çarşı…
Saymakla bitmez.
Her yerde kaldırım işgali, kaldırım terörü yaşıyoruz.
Peki, konuyu çözmesi gereken Adana’nın bürokratları nerede?
Pardon, onlar klimalı odalarından çıkmıyordu!
***
Gerçekten, bu kaldırım işgallerine bir Allah’ın kulu da; “Ya arkadaş, burası yaya kaldırımı, sen nasıl olur da koca kaldırımı gasp edersin? Buna ne hakkın var? Nasıl olur da bir yetkili müdahale etmez? Sen kim ya da kimler tarafından korunup, kollanıyorsun? Sizin yüzünüzden caddesin ortasından yürüyoruz. Kazalar oluyor, sağlığımız tehdit altında. Bu nedir arkadaş!” demiyor, diyemiyor.
Diyenler de, boşa nefes tüketiyor!
Tıpkı benim gibi…