Birbirinden değerli isimlerin katılımıyla gerçekleşen 30. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nde perde kapandı. 50'inci yılında Altın Koza’nın 30’unucusunu da geride bıraktık, şimdi eleştiri zamanı. Bilirsiniz; filmleri eleştiren sinemacılar vardır, biz de festival eleştirmenleriyiz.
Birbirinden değerli isimlerin katılımıyla gerçekleşen 30. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nde perde kapandı. 50'inci yılında Altın Koza’nın 30’unucusunu da geride bıraktık, şimdi eleştiri zamanı. Bilirsiniz; filmleri eleştiren sinemacılar vardır, biz de festival eleştirmenleriyiz. Övülmesi gerektiğinde öven, takdir eden gerektiğinde alkışlayan ama eleştirilmesi gerektiğinde de gözünü daldan budaktan esirgemeyen eleştirmenleriz biz gazeteciler. Yani tarafız, doğrudan yana.
***
Açılış töreninden başlayalım. Geçen sene de aynı sorun yaşanmıştı, uyarmıştım. Bu sene de aynı sorun yaşandı. Altın Koza Yönetimi davetiye dağıtıyor, kentin üst düzey yöneticileri, bürokratları, önde gelen STK temsilcileri vs. vs. davet ediliyor. Gayet iyi. Davetiye ile gelen konuklar bırakın yerlerini bulmayı adım dahi atamıyor salona. Soruyorum illa merkez Park Amfi Tiyatro’da yapılmak zorunda mı açılış töreni? Furkancılar’a dahi veriliyor ama Altın Koza için mimar Sinan ayarlanamıyor mu? Tüm gelen konuklar rahat rahat izlese töreni..
***
O ödül töreni neydi öyle! Gani Müjde’nin hatırat törenine dönüştü, belden aşağı esprilerin koskoca film festivalinde ne işi var? Üstelik uluslararası film festivali? Geçmişten bu yana kültür-sanat-edebiyat-sinemayla yoğrulmuş Adana’nın bereketli topraklarında bu durumu yadırgadım açıkçası. Sunuculuğunu neden Gani Müjde'nin yaptığını anlamış değilim. Onur Ödülleri töreni Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu'nda gerçekleştirildi. Gayet güzel ama başka sunucu bulunamadı mı onca isim varken? Kim getirdi Allah aşkına? Ödül töreninin ardından Çukurova Senfoni Orkestrası da sahne aldı. Bak bunu da alkışlıyorum. Yerinde bir çalışma oldu.
***
Her şey bir yana, yürütme kurulu bir yana, festival için verdikleri emeklerine sağlık. Nitelikli çok etkinlik vardı. Nuri Bilge Ceylan’ın ‘Kuru Otlar Üstüne’ filminin Türkiye Prömiyerini Altın Koza Film Festivali'nde, Adana’da yapması da festivale büyük heyecan kattı.
***
Jüri de var olsun, özellikle Jüri Başkanı Ömer Faruk Sorak. Kendisi ile tanışma fırsatını, geçtiğimiz yıllarda Adana’da çektiği bir film olan başrollerini Gökhan Özoğuz, Gökçe Bahadır ve Ferit Aktuğ‘un paylaştığı ‘Kendi Yolumda’ adlı film sayesinde bulmuştum.
Festivale başvuru yapan filmler arasından en iyilerini seçti jüri. Daha çok başvuru olsaydı keşke. Eldeki filmlerden var olanların en iyileri ödül aldı bana göre.
***
Yürütme kurulunda başkan vekili genel koordinatör İsmail Timuçin’i ayrı bir yere koyuyorum yılların tecrübesi Altın Koza’da. İyi ki var.
***
Bu sene festivali ne yazık ki tam anlamıyla yaşamadı Adanalı. Doğruya doğru. Bir zamanların en çok ses getiren festivali olan, Türk sinemasına büyük destekler vermiş, bereketli toprakların en kıymetli organizasyonlarından biri olan Altın Koza Film Festivali, tanıtımda yetersiz kalmış olabilir mi?
Halbuki Adana, sinemaya tutkulu insanların şehridir, sanata edebiyata tutkulu insanların şehridir.
***
Bu arada ben de açılışta yerimi bulamadım, dışardan izledim töreni kurulan dev ekrandan.
Bunları Zeydan başkan da bilmeli.
Neden Mimar Sinan değil? Kapıda başkanla beraber giriş yaptık, dışarıda insanları görünce ‘açın kapıları’ dedi Karalar. İşte bu olmalı tavır.
***
Altın Koza kadraja girmeyenleri kadraja alıyor mu? Almalı. Bu yıl unutulmaya yüz tutmuş bazı değerleri hatırlaması çok kıymetliydi. Belkıs Özener ve Ahmet Soner Türk sinemasına uzun yıllar emek verenlerden. Hemşehrimiz Şener Şen de festivale ah bir gelse keşke. Bir zamanlar plakları milyon satan Vahdet Vural da unutulmasa keşke. Daha sayacak çok isim var da buraya sığmaz. Dedik ya bereketli topraklar. Bu isimler de bu toprağın çocukları.
***
Altın Koza Sinema Akademisi de festivalin içeriğinde son iki yılın en önemli çalışmalarından. Türkiye’den gelen farklı üniversite öğrenci ve akademisyenleri ile yapılan etkinlikler festivale akademik bakış ile bakmak işin uzmanlarını da dahil etmek (Görüntü Yönetmenleri Derneği gibi) başarılı bir vizyon. Öğrencilerin sinemanın uzmanlarıyla bire bir pratik çalışma yapmaları, yeni yetişecek sinemacılar için çok değerli.
***
Öncelikle büyük emekler vererek çekilmiş, sonra da jürinin seçtikleri arasına girmiş, seyirci karşısına çıkan filmlerin, tüm emekçilerini tek tek tebrik ediyorum. Ama şunu da belirtmeliyim; endüstrisi bitmiş, yeni üretimleri minimum hale gelmiş, sadece belgeselden ibaret sanılan sinema sektörü için Altın Koza, manevi ve maddi emek verirken, biraz da sinemacılar kendine bir dönüp bakmalı. Her ne kadar mevcut ekonomik durumda bir filmin yapımı milyonlarca lira olsa da emek verilen şeylerde biraz da farkındalık oluşturmak gerekmez mi?
***
Daha çok eleştirim var ama bu kadarla sınırlıyorum gerisini ilgililerle paylaşacağım. Buradaki eleştirilerim de hep daha iyisine ulaşmak adına. Gelecek yıl üzerine daha da koyarak, daha iyi, daha etkin daha çok duyurulan, daha çok gündemde kalan ve sanat dünyasına daha büyük damga vuran bir Altın Koza Film Festivali’ne perde açarız umarım.
Festivale emeği geçen herkese tekrar teşekkürler.