Adana'nın yıllardır konuştuğu konular belli... Trafik, altyapı, siyaset, polemikler ve bitmek bilmeyen gündemler.
Oysa bir kentin gerçek geleceği, günübirlik tartışmalarla değil laboratuvarlarda, araştırma merkezlerinde ve üniversite sıralarında şekillenir. İşte tam da bu nedenle yarın 5 Ocak TV ekranlarında gerçekleştireceğimiz programın, sıradan bir söyleşiden çok daha fazlasını ifade edeceğine inanıyorum.
Adana'nın ilk ve tek RTÜK lisanslı televizyonu 5 Ocak TV'de, Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (ATÜ) Rektörü Prof. Dr. Adnan Sözen'i konuk edeceğiz. Kentimizin bilim ve teknoloji alanındaki yolculuğunu, üniversitenin bugüne kadar ortaya koyduğu çalışmaları ve geleceğe yönelik hedeflerini konuşacağız.
Şunu kabul etmek gerekiyor ki, Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi, kuruluşunun üzerinden çok uzun yıllar geçmemesine rağmen dikkat çekici bir gelişim sergiledi. Bugün bilim ve teknoloji odaklı eğitim modeli, uluslararası standartlarda akredite edilen bölümleri ve güçlü akademik kadrosuyla yalnızca bölgemizde değil, Türkiye genelinde adından söz ettiren bir yükseköğretim kurumuna dönüştü.
Bu başarıda, dünya bilim insanları listesinde yer alan Rektör Prof. Dr. Adnan Sözen'in akademik vizyonunun önemli bir payı olduğunu da hatırlatmam lazım. Üniversiteler yalnızca binalardan ya da kampüslerden ibaret değildir, onları farklı kılan, ortaya koydukları bilimsel üretim ve yetiştirdikleri insan kaynağıdır. Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (ATÜ) de bu anlayışla yoluna devam ediyor.
Bugün ATÜ’nün Türkiye'nin farklı şehirlerinden olduğu kadar yurt dışından gelen öğrencilerin de tercih ettiği bir üniversite haline gelmesi, tesadüf değil. Bu tercih akademik kaliteye, araştırmaya ve uluslararasılaşmaya verilen önemin doğal bir sonucu.
Adana, yıllardır sanayisiyle, tarımıyla ve bereketli topraklarıyla anılırdı. Ancak artık bunların yanına bilimi ve teknolojiyi de eklemek zorundayız. Çünkü günümüz dünyasında şehirleri birbirinden ayıran en önemli unsur, bilgi üretebilme kapasitesi. Güçlü üniversiteler, güçlü şehirlerin temelidir.
Ne yazık ki kamuoyunda bilimsel başarılar, günlük siyasi tartışmalar kadar yer bulamıyor. Oysa bir üniversitenin aldığı uluslararası akreditasyon, yürüttüğü araştırma projeleri ya da yetiştirdiği nitelikli gençler, bir kentin geleceğini doğrudan etkileyen gelişmelerdir. Bunlar bence günü kurtaran tartışmalardan çok daha değerli.
Yarın gerçekleştireceğimiz programda sadece bir üniversiteyi değil, Adana'nın geleceğini konuşacağız. Çünkü inanıyorum ki bu kentin en büyük yatırımı, betona değil bilgiye yaptığı yatırımdır. Bilimi önceleyen, teknoloji üreten ve dünyayla rekabet eden bir üniversiteye sahip olmak, Adana'nın en önemli kazanımlarından biridir.
Bazen bir şehrin kaderini değiştiren şey, büyük vaatler değil, sessiz ama kararlı şekilde sürdürülen bilimsel çalışmalardır. Adana'nın geleceğine umutla bakmak için elimizde güçlü nedenler var. Yeter ki bu başarıları görmeyi, desteklemeyi ve daha çok konuşmayı bilelim.