Depremde Koordinatör Vali olarak görev yapan, ardından Hatay Valisi olarak atanan Mustafa Masatlı’dan söz edeceğim sizlere. 32 yıldır mülki idare amirliği yapan bir devlet adamı… Ama onu sadece atanmış değil, açıkça söyleyeyim, adanmış olarak niteliyorum.

“Sadece taş üstüne taş koymadık can üstüne can, umut üstüne umut ekledik” diyor. Ne güzel bir cümle… Ve evet, gerçekten de bunu başarmış. Güzel bir hikâye yazmış Sayın Vali.

Küresel Gazeteciler Konseyi’nin (KGK), 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde Hatay’da düzenlediği iki günlük programa, medya grubumuzun Onursal Başkanı Savaş Çokduygulu ile birlikte katıldık.

Genel Başkan Mehmet Ali Dim’e programa beni de dahil ettiği için teşekkür ederim.

Hatay Valisi Mustafa Masatlı, devletin Hatay’daki sıcak eli, gülümseyen yüzü, projelerin uygulayıcısı ve Hataylı vatandaşların adeta hamisi konumunda.

Yaklaşık iki saat boyunca, Hatay’da devletin neler yaptığını anlattı. Neredeyse bin atom bombasına eşdeğer bir yıkımın yaşandığı Hatay’da, tam 41 milyon ton enkazın kaldırıldığını ifade etti. Türkiye’nin en büyük atık su tünelinin Hatay’a yapıldığını, yine Türkiye’nin en büyük organize sanayi bölgesinin burada kurulacağını ve arsa tahsislerinin başladığını anlattı.

Birçok iş yapmış Hatay’ı yeniden ayağa kaldırmak için devlet. Hepsini saymaya kalksak sütunlar yetmez. Yatırımlar dışında ayrıca çok önemli 13 dev proje var ama bunların arasında benim özellikle önemsediğim iki proje var. İlki, Engelli Sosyal Girişimcilik Merkezi. Ampute olmuş çocuklar, bu merkez sayesinde yitirdikleri uzuvlarına yeniden kavuşuyor. İkincisi ise Yüreğimizdeki Işık Projesi. Bu proje, Türkiye’nin en büyük öksüz ve yetim hareketi olma özelliğini taşıyor. Tam 8 bin 850 çocuğun ve gencin öksüzlerin, yetimlerin ihtiyaçları giderilmiş, gelişimleri yakından takip edilmiş, hala da onlar için bir şeyler yapılıyor.

Bu vesileyle, başta Esra Masatlı Hanımefendi olmak üzere Prof. Dr. Levent Eraslan’a ve emeği geçen tüm paydaşlara yürekten teşekkür ediyorum. Bu projeyle öksüz ve yetim çocukların yarınlarına destek olan Sayın Vali Mustafa Masatlı, gerçekten yürek dolusu teşekkürü hak ediyor. Kadınların istihdamı için açılan kurslar, atölyeler ve kooperatifler ise apayrı bir kıymet taşıyor.

Vali Masatlı konuşmasında, “Sanatıyla, mimarisiyle, ekonomisiyle, gastronomisiyle, kültürü ve ticaretiyle tüm değerleriyle dünya kenti, marka şehir olmak için çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

Bir konu vardı ki, yazmadan geçmek olmazdı. “Buraya yapılacak en büyük kötülük, buradaki insanların moralini bozmaktır” dedi. Suriyeli yerleşimcilerin sayısının yerli halktan fazla olduğu yönündeki söylentilerin, insanların moral ve motivasyonunu bozduğunu vurguladı. “Bizi biz yapan kardeşliğimizdir, birliğimizdir, bunu bozmalarına müsaade etmeyelim” diyerek gerçek rakamları paylaştı.

Geri dönüşler öncesinde Hatay’da 289 bin Suriyeli misafir bulunuyordu. Bugün bu sayı yaklaşık 140 bin civarında. Suriye’deki olayların azalmasıyla bu sayının daha da düşmesi bekleniyor. Yani bugüne kadar geçici koruma statüsündeki Suriyelilerin yüzde 60’ı geri dönmüş durumda. Ayrıca yaklaşık 120 bin Hataylı hemşerimizin eğitim veya ticaret amacıyla şehir dışında olduğunu ifade etti. Yani kimse şehrini bırakıp gitmedi, ata yurdunu terk etmedi Hatay’da.

“Topraklar satılıyor” dedikodusuna gelince… Hatay’ın özel statüsü gereği yabancılara toprak satışının olmadığını anlatmaya gerek dahi duymuyorum.

Sayın Valim, siz çok yaşayın. Sizin gibi valiler bu güzel vatanımızda hep olsun. Bir güzel ve özel vali de Adana’mızda… Biz Çukurovalılar için Hatay’ı Adana’dan ayrı görmek mümkün değil. İki kıymetli şehir, iki kıymetli vali… Gerçekten de biz Çukurovalılar çok şanslıyız.