TMMOB Mimarlar Odası Adana Şubesi, Adana’nın Kurtuluş Mahallesi’nde bulunan üç müstakil konutun korunması amacıyla harekete geçti. Şube, 1559 ada 471, 469 ve 931 parsellerde yer alan yapıların kültür varlığı olarak tescil edilmesi için Adana Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’ne başvuruda bulundu.

Mimarlar Odası Adana Şubesi, söz konusu yapıların yalnızca birer konut olmadığını, Adana’nın geçmişteki kent yaşamını, mahalle kültürünü ve mimari anlayışını günümüze taşıyan önemli kent mirasları arasında yer aldığını belirtti.

Geçmişin mahalle dokusundan günümüze ulaşan son örnekler

Kurtuluş Mahallesi’nde, 64011 Sokak çevresinde bulunan üç yapı, geçmişte Numune Mahallesi olarak planlanan yerleşim alanının devamında yer alıyor.

Adana’nın Cumhuriyet dönemindeki ilk planlı yerleşim alanlarından biri olan Numune Mahallesi, bahçeli ve müstakil evlerden oluşan bir mahalle anlayışıyla şekillendi. Ancak yıllar içerisinde bölgedeki yapılaşmanın değişmesiyle birlikte bu evlerin büyük bölümü yıkıldı ve yerlerini apartmanlara bıraktı.

Bugün bölgede, dönemin konut ve mahalle anlayışını özgün özellikleriyle yansıtan yapıların sayısının oldukça azaldığına dikkat çeken Mimarlar Odası, 1559 ada 471, 469 ve 931 parsellerde bulunan üç konutun bu nedenle özel bir önem taşıdığını ifade etti.

“Her biri farklı bir mimari anlayışı yansıtıyor”

Mimarlar Odası Adana Şube Yönetim Kurulu adına açıklama yapan Şube Başkanı Canan Aksu, üç yapının aynı dönemin ürünü olmasına rağmen birbirinden farklı mimari özellikler taşıdığını belirtti.

Adana'daki O Mahalle İçin Kritik Karar: Bölge Özel Korumaya Alındı
Adana'daki O Mahalle İçin Kritik Karar: Bölge Özel Korumaya Alındı
İçeriği Görüntüle

Aksu, 469 parselde bulunan yapının Adana’da çok sayıda önemli esere imza atan mimar Ertuğrul Arf tarafından tasarlandığını kaydetti. 931 parseldeki yapının avlulu planıyla dikkat çektiğini belirten Aksu, 471 parselde bulunan iki katlı evin ise özellikle balkonundaki özgün tasarımıyla dönemin mimari anlayışını yansıttığını söyledi.

Yapıların günümüzde de konut olarak kullanılmasının korunmaları açısından önemli olduğuna işaret eden Aksu, şu değerlendirmede bulundu:

“Bu evler yalnızca geçmişin izlerini taşıyan boş yapılar değil. Halen kullanılan, bakımları yapılan ve yaşamın devam ettiği yapılar. Bu durum da onların korunabilirliğini ve kent yaşamıyla bağını güçlendiriyor. Adana’nın geçmişini yalnızca fotoğraflarda ve arşivlerde değil, kentin içinde de yaşatmak zorundayız.”

“Kent belleğinin bir parçası”

Söz konusu yapıların, 1940’lardan itibaren şekillenen kentleşme anlayışının ve geçmişteki mahalle yaşamının günümüze ulaşan örnekleri olduğunu vurgulayan Aksu, kentlerin değişiminin geçmişten kalan değerlerin yok edilmesi anlamına gelmemesi gerektiğini ifade etti.

Aksu, üç yapının birlikte korunması ve kültür varlığı olarak tescil edilmesi amacıyla resmi başvuruda bulunduklarını belirterek, “Bu yapılar yalnızca sahiplerinin değil, Adana’nın ortak kent belleğinin bir parçasıdır. Adana’nın geçmişinden kalan bu değerleri gelecek kuşaklara aktarmak hepimizin sorumluluğudur” dedi.

Kaynak: Haber Bülteni