Hepimiz bazen, "Şöyle bir uyusam da 30 yıl falan uyanmasam. Ne olur dünyanın sonu mu gelir?" deriz. Ama Karolina Olsson bu şakayı çok ciddiye almış olacak ki, 1876 yılında bir diş ağrısı bahanesiyle yatağa girip tam 32 yıl boyunca ertele tuşuna bastı. Hayır, yanlış okumadınız; Karolina uyandığında Osmanlı’da meşrutiyet ilan ediliyordu, ama o hala 14 yaşındaki diş ağrısının derdindeydi.

***

Tıbbın "Ee, yani?" dediği anlar…

Karolina uyurken doktorlar başında toplandı, dürtüklediler, muhtemelen; "Hanımefendi, faturalar birikti" dediler ama Karolina tık demedi. İşin en absürt tarafı ise biyolojisinin sergilediği o inatçı tavırdı. Saç uzamıyor, tırnak uzamıyor, cilt kırışmıyor... Karolina adeta İsveç soğuğunda unutulmuş, bir paket dondurulmuş bezelye gibi tazeliğini koruyordu. Tıp dünyası bugün "Ağır katatonik şizofreni olabilir" diyor ama bizce bu, tarihin gördüğü en başarılı dünyadan istifa etme eylemiydi.

"Annem nerede?" ve diğer kötü sürprizler…

1908 yılında, yani tam 32 yıl sonra, Karolina "Ee, nerede kalmıştık?" diyerek gözlerini açtı. İlk sorusu "Annem nerede?" oldu. İpucu vermek gibi olmasın, ama Karolina uyurken annesi çoktan emeklilik işlemlerini tamamlayıp, öteki dünyaya taşınmıştı.

Asıl şok ise ayna karşısında yaşandı. Karolina aynaya baktığında 14 yaşındaki o taze yüzü beklerken, karşısında 46 yaşında, hayat tecrübesi sıfır ama eklemleri gıcırdayan bir teyze buldu. Hayal ediniz; zihninizde hala "saklambaç oynasak mı?" diye düşünüyorsunuz, ama dizleriniz yağmur yağacak galiba diyor.

Zamanın en büyük şakası

Karolina’nın uyanışı, bir mucizeden ziyade evrenin yaptığı en kötü şakalardan biriydi. 32 yıl boyunca hiçbir rüya görmeden, hiçbir şey hatırlamadan karanlıkta beklemek mi daha kötü; yoksa uyandığınızda çocukluk arkadaşlarınızın torun sahibi olduğunu görmek mi?

Karolina uyandıktan sonra hızlıca yetişkinlik kursuna katıldı ve 88 yaşına kadar yaşadı. Ancak o kayıp 32 yıl, onun hayatında asla dolmayacak bir boşluk olarak kaldı. İsveç’in Oknö kentindeki Uyuyan Güzeli bize şunu öğretti; "Güzellik uykusunu fazla kaçırırsanız, uyandığınızda taksitlerinizi değil, bizzat kendinizi kaçırmış olursunuz."

***

Zaman geri alınamayan tek sermaye derler ya; Karolina bu sermayeyi bankada unutmuş, banka da o sırada iflas edip kapanmış gibiydi.

Yine de kabul edelim, hiçbirimiz Pazartesi sabahına uyanırken, Karolina kadar kararlı bir uyku çekemiyoruz.