Şubat ayının neden diğer tüm aylar gibi adam gibi 30 ya da 31 gün çekmediğini, 28 günde apar topar paketlendiğini hiç düşündünüz mü?
"Aman canım, mevsim döngüsüdür, astronomik bir ince hesaptır" deyip geçiyorsanız çok yanılıyorsunuz.
İşin arkasında astronomi falan değil; bundan 2000 yıl önce yaşamış bir Roma İmparatorunun, "Benimki niye seninkinden kısa?" tripleri ve devasa egosu yatıyor!
Ben de yeni öğrendim ve duyduğumda "Yok artık!" dedim. Madem öyle, gelin bu tarihsel absürtlüğe ve zamanın nasıl "Karakol’da biter" tadında bir komediye dönüştüğüne birlikte bakalım…
***
Her şey M.Ö. 46 yılında Jül Sezar’ın "Güneş’i baz aldım, harika bir takvim yaptım" diye ortaya çıkmasıyla başladı. Sezar, "Hazır takvimi ben yaptım, kıyağımı da geçeyim" diyerek doğduğu aya kendi adını verdi: Julii, yani bildiğimiz Temmuz. Tabii Sezar fiyakayı sever; Temmuz’a da tam 31 günü çaktı. Ay dediğin görkemli olurdu!
Derken Sezar rahmetli oldu, tahta üvey oğlu Augustus geçti. Augustus baktı, koskoca imparator ama kendine ait bir ayı yok. "Bana da derhal bir ay verin!" diye gürledi. Sextilis ayının adı hemen Ağustos olarak değiştirildi.
Ancak sarayda büyük bir kriz patlak verdi!
Sezar’ın ayı Temmuz 31 gün çekerken, Augustus’un Ağustos’u gariban gibi 30 günde kalmıştı. Augustus bunu görünce resmen kriz geçirdi: "Nasıl yani? Sezar’ın ayı 31 çekerken, ben 30 günle mi yetineceğim? Halk bana 'Yarım İmparator' mu diyecek? Derhal o aya bir gün daha ekleyin!"
Saray astronomları panik içinde toplanıp çare aramaya başladılar. Zira takvimde fazladan gün kalmamıştı. Sonunda buldukları dahi çözüm şu oldu: Yılın garibanı, ses çıkaramayanı kim? O dönem takvimin en sonunda duran Şubat!
"Çekin oradan Şubat’tan bir gün, verin İmparatoruma!" dediler. Zaten 29 güncük çeken garibim Şubat’ın bir gününe daha el koyup Ağustos’a yamadılar. Augustus’un egosu tatmin oldu, Ağustos 31 güne çıktı. Ama takvim de sirke döndü! Temmuz ve Ağustos peş peşe 31 gün çekmeye başladı, olan da gariban Şubat’a oldu; kaldı mı sana 28 gün!
***
Yani efendim; bugün Şubat ayının erkenden bitip faturaların erken gelmesi, Sezar ile Augustus arasındaki "Benim ayım senin ayını döver" sidik yarışının eseridir.
2000 yıl önceki bir Roma imparatorunun özgüven eksikliğini her yıl Şubat ayında çekiyoruz ya, ne diyeyim... İnsanoğlunun egosu zamanı bile maskara etmeye yetmiş!