Yüreğir’de seçim bitti.
Ama tartışma bitmedi.
Şimdi tabloyu soğukkanlı okuyalım.
Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı, “rüşvet vermek” suçundan aldığı 5 yıl 3 ay 10 gün hapis cezası gerekçe gösterilerek 21 Nisan’da İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırıldı. Koltuğu boş kaldı. Meclis toplandı.
CHP’nin adayı Cafer Boyraz başkan vekili oldu. Ak Parti adayı Tarık Özünal itiraz etti. Mahkeme, seçimin üçüncü turuna ilişkin yürütmeyi durdurdu.
Gerekçe, gizli oylama usulüne ilişkin hukuka aykırılık iddiasının mahkemece kabul edilmesiydi.
Seçim yenilendi.
31 Temmuz’daki yeni seçim daha ilginçti.
Üçüncü turda Özünal 19, Boyraz 18 aldı. Bu kez tablo tersine döndü. Dördüncü turda Boyraz 19’a çıktı. Özünal 17’de kaldı. Bir oy geçersizdi. Boyraz yeniden seçildi.
Peki oylar neden değişti?
Kulislerde konuşulan şu: Üçüncü turda dengeler değişti çünkü bazı meclis üyeleri “yön” değiştirdi. CHP cephesinden “üç üyemiz karşı tarafa oy verdi” iddiası yükseldi.
Doğrulanmış bir bilgi değil ama siyasetin mutfağında bu tür iddiaların dolaşması, işin ne kadar kirli bir hal aldığının göstergesi.
Kim kimi kandırdı, kim neyin karşılığında oy değiştirdi? Bunu en iyi o salonun içindekiler bilir.
Sonra AK Parti’nin itirazıyla seçim yeniden yargıya taşındı.
Adana 2. İdare Mahkemesi, başkan vekilliği görevini Tarık Özünal’a verdi.
CHP itiraz etti.
İl Başkanı Orhan Bayram, hukuki mücadelenin süreceğini açıkladı. İtiraz haklarını kullandılar.
Dosya açısından hukuk yolu tamamen kapanmış değil. Fakat bugünkü fiilî durum belli: Yüreğir Belediyesi’ni artık Cumhur İttifakı adayı Tarık Özünal yönetiyor.
Mahkemenin kararını doğru mu yanlış mı diye yorumlamak bizim şu anki gündemimiz değil.
O ayrı mesele.
Şu bir gerçek oysa; Yüreğir, yıllardır vekâletle yönetiliyor.
Büyükşehir vekaletle
Seyhan vekâletle,
Ceyhan vekâletle,
Yüreğir vekaletle…
Vekâletle yönetilen belediyelerden vatandaş ne hayır gördü?
Gerçi vekaletle yönetilmeyenlerden de görmedik ama o ayrı bir yazı konusu…
Resmiyete bir başkan yok ancak gayrı resmi olarak başkanlar işinin başında. Onlardan habersiz kuş uçamaz belediyelerde.
E! O zaman burada vatandaşın kazancı ne?
Hiçbir şey.
Ne altyapı ne hizmet ne çözüm…
Kentin yolu bozuksa asfaltın rengi partiye göre değişmiyor.
Çöp toplanmıyorsa çöpün üzerinde rozet bulunmuyor.
Kentsel dönüşüm bekliyorsa vatandaşın cebine “CHP” ya da “AK Parti” mührü basılmıyor.
O yüzden artık geriye dönüp bakma zamanı değil.
Vatandaşın derdi kimin başkan olduğundan çok hizmet alıp alamamak.
Siyaset böyle bir şeydir. Sandık değişir. Dengeler değişir. Devran döner.
Geçtiğimiz gün AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Adana’ya geldi. Yüreğir Belediyesi’ni ziyaret etti. Başkan Vekili Tarık Özünal’ı makamında ağırladı, başarılar diledi. Görüşmenin gündemi Yüreğir’in ihtiyaçları ve yapılacak hizmetlerdi.
CHP İl Başkanı Orhan Bayram istediği kadar; “Mücadelemiz sürecek” desin. Cafer Boyraz istediği kadar; “Hukuka aykırı!” diye bağırsın. Ali Demirçalı istediği kadar yapay zekâ desteğiyle koltuğuna yeniden oturmanın hayalini kursun.
Bence Ömer Çelik’in o ziyareti bir mesajdı.
“Bu iş bitmiştir” mesajı…
Siyasette o fotoğraf, “Süreç tamamlanmıştır, mühür basılmıştır” demektir.
Şimdi Özünal’ın elinde bir fırsat var. Ömer Çelik gibi güçlü bir ismin desteğini arkasına aldı.
Ya gerçekten Yüreğir’e hizmet edecek ya da “Nasılsa beni yerel seçimde aday göstermezler, fırsat bu fırsat” deyip bir günün beyliğini beylikten sayacak?
Bakalım, Yüreğirli’nin yıllardır mahrum kaldığı hizmeti ayağına getirip halkın gönlünü kazanabilecek mi?
Ak Parti İl Başkanı Mustafa Özkan “Eksiklerimiz oldu ama bundan sonra daha iyisini yapacağız” dedi.
AK Parti iktidarı, bir zamanlar kalesi olan Yüreğir’i yeniden kazanmak için ilçeye ciddi yatırımlar akıtacak mı yoksa bir sonraki seçimlerde daha büyük bir hezimetle mi karşılaşacak onu da göreceğiz.
Önümüzdeki günler Yüreğir için tam bir turnusol kağıdıdır.
İlçe ya küllerinden yeniden doğacak...
Ya da Adana’nın makus talihini yaşamaya devam edecek.
Vekalet makamı, hangi partiden olursa olsun, belediyeciliğin en zor sınavıdır.
Yetki tartışması uzadıkça yatırımın, planlamanın, günlük hizmetin önüne siyaset geçer.
Yüreğir’in ihtiyacı ise yeni bir polemik değil, yeni bir performans tablosudur.
Kim ne söz verdiyse artık o sözlerin hesabı tutulmalı.
Görelim siyasetçiler neyler.