5ocakgazetesi.com
Karşılaşmayı tribünden takip etmek için küçük oğluyla birlikte stada gelen bir baba, Fenerbahçe forması giyen çocuğuyla birlikte karşılaşmayı izlemek istedi. Ancak iddiaya göre Gençlerbirliği tribünlerinde bulunan bir taraftar, küçük çocuğun Fenerbahçe forması giymesine tepki göstererek baba ve oğlunun tribünden ayrılmasını istedi.
Yaşanan tartışmanın büyümesi üzerine güvenlik güçleri olaya müdahale etmeye çalışırken, söz konusu taraftarın tavrını sürdürdüğü görüldü. İkna çabalarına rağmen ortamın yatışmaması üzerine baba ve küçük çocuk tribünden ayrılmak zorunda kaldı.
Olayın en yürek burkan anı ise küçük Fenerbahçe taraftarının tribünden gözyaşları içerisinde ayrılması oldu. Futbol izlemek ve takımının formasını giymek için tribüne gelen bir çocuğun yaşadığı bu üzüntü, sosyal medyada da büyük tepki topladı.
“Futbolun içinde çocukların gözyaşı olmamalı”
Görüntülerin yayılmasının ardından futbol kamuoyunda olaya yönelik tepkiler yükseldi. Taraftarlığın, rakip takımın formasını taşıyan bir çocuğu hedef alacak noktaya gelmesinin kabul edilemez olduğu vurgulandı.
Futbol; rekabetin, heyecanın ve takım sevgisinin yaşandığı bir oyun olmalı. Rakip takım formasına duyulan tepkinin, özellikle bir çocuğun tribünden ağlayarak ayrılmasına neden olacak boyuta ulaşması, tribün kültürünün geldiği noktayı yeniden tartışmaya açtı.
Gençlerbirliği camiası ve futbol kamuoyunda da olayın kınandığı belirtilirken, görüntülerde yer alan taraftar hakkında nasıl bir işlem yapılacağı merak konusu oldu.
Taraftarlık, holiganizme dönüşmemeli
Tribünlerde takımını desteklemek elbette futbolun ayrılmaz bir parçası. Ancak destek ile saldırganlık, rekabet ile düşmanlık arasındaki çizginin aşılması futbolun ruhuna zarar veriyor.
Bir çocuğun tuttuğu takımın formasını giymesinden dolayı korkutulması veya tribünden ayrılmak zorunda bırakılması, hangi takımın taraftarı olursa olsun kabul edilebilecek bir durum değil.
Şimdi gözler, olayla ilgili yapılacak inceleme ve söz konusu taraftar hakkında uygulanacak yaptırımda.
Çünkü futbol; çocukların gözyaşıyla değil, onların tribünlerde güven içinde yaşayacağı güzel anılarla hatırlanmalı.




