Şehir Hastanesi'nde yaşanan somut bir olay üzerinden yürüyeceğim bugün.

Vatandaş, sarı nokta hastalığına yakalanmış. Gözüne iğne vurdurması gerekiyor. Sözkonusu iğne bir tek Şehir Hastanesi(!)nde vuruluyor.

Bu iğneyi daha önce vurduran "adı bende saklı vatandaşımız" iğnesini yaptırmak için yapması gereken ne varsa fazlasıyla yapıyor, fakat bir sonuç alamıyor.

Göz, yüzde 75 oranında yitik, moral gidik.

Zaman geçiyor, ağrı daha da fazlalaşıyor.

Şehir Hastanesi denen yerde vurulabilen iğnenin yapılması için devreye girmeyen kişi kalmıyor.

Geçen süreçte mesela, Katar Şeyhi'nin bin 777 yardımcısından biri olan Hamza--i Farazattin-i Ebu Led Celil- i Kebir Efendi, hastane baştabibini arayıp şunu söylemiş olabilir;

-İğneyi vurdurmak isteyen kişi, gardaşım kadar sevdiğim, saydığım, hürmet ettiğim biri. Sen İğneyi vurdur sana 55 milyon, 555 bin 555 tane inek hediye edeceğim. Çobana mobana gerek yok. Hastanenin arka bahçesine sal orada otlasınlar. Elde edeceğin sütleri yurdun 4 bir yanına, kalanını da Kainat'ın 8 yanına yollayarak Adana'nın ekonomisine büyük değil, çoooook büyük katkı sağlarsın. "Az oldu" dersen, 999 bin camuzu da cebinde bil.

Başhekim gardaşımızı kelli felli üst düzey kişiler de aramış olabilir. Ben en kelli, en felli'sinden söz etme gereği duydum.

.....

Gözüne iğne vurdurmak isteyenlere "Allah rızası için" çok önemli, çok özel ve çok tüzel hatırlatmayı yapmak istiyorum...

-Katar Emiri'nin yardımcılarından biri ile ahbaplığınız yoksa... İğneyi miğneyi unutun, kaderinize küsün ve GAYB'a doğru yol alın.

Öfkenizi dindirmenin en kolay yolu budur çünkü.