Milli Eğitim Bakanlığı'nın müfredat konusunda "konu mankeni'nden" farksız olduğunu onlarca kez yazdım, konuştum.
Olması gerekenler çoktu, yapacak kişiler yoktu.
"Ne yapmaya çalışıyorsunuz?" dedik.
-Ses veren çıkmadı.
"Olmaz ağalar" dedik.
-Ses veren çıkmadı.
"Yakışık kalmaz" dedik.
-Ses veren çıkmadı.
"Yapışır kalır" dedik.
-Sonunda ses veren bir muhatap bulduk.
Milli Eğitim Bakanlığı, okullardaki düzensizliklere "düzen" getirmek için olumlu bir adım attı ve şu karara vardı;
-Öğretmenler "önlük" öğrenciler "tek tip" kıyafet gi-ye-cek.
Bu düşünce;
"Öğretmenler ile öğrencileri birbirlerinden kolaylıkla ayrıştıracak.. Kimin öğretmen, kimin öğrenci olduğunu "net biçimde" ortaya çıkaracak.
Müspet mi?
-Müspet.
Kıymetli mi?
-Kıymetli.
Tutar mı?
-Tutar.
Sıkıntı çıkar mı?
-Çıkmaz.
Geç kalınmış bu "adım" okullarda yaşanan keşmekeşliği sona erdirecek "adım" olur.
****
Herhangi bir okula, "o okul ile ilgisi alakası olmayan" kaç genç istiyorsanız sokabilme şansınız var.
"Saldım çayıra, Mevla’m kayıra" hesabı!..
Milli Eğitim Bakanlığı'nın almış olduğu bu karar "adam gibi" uygulanırsa, sözünü ettiğim soruna kesinlikle SON verir.
Demek ki istenirse; "müfredat fukaralılığı" yerini "müfredat zenginliğine" bırakabiliyor muş.
Bizler de "atılan güzel adımlara" koyun gibi bakmayıp, öküz gibi davranmıyormuşuz!..