Okulların açılmasına sayılı günler kaldı. Çocuklar yeniden sıralarına, anne babalar da sabahın erken saatlerinde okul telaşına dönecek. Fakat eğitim öğretim yılı başlamadan önce konuşmamız gereken çok önemli bir konu var, okul servisleri ne kadar güvenli?
Adana’da velilerin yıllardır dile getirdiği servis sorunları yeni eğitim öğretim yılı öncesinde yeniden gündeme gelmeli. Çünkü mesele yalnızca öğrencinin okula zamanında yetişmesi değil çocuğun evinden çıktığı andan okulun kapısına ulaşıncaya kadar güvenliğinin sağlanmasıdır.
Velilerden gelen en ciddi şikâyetlerden biri servis araçlarında kapasitenin üzerinde öğrenci taşındığı iddiası... Biz hadi iddia diyelim de bunun da iddia olmadığını herkes biliyor. 15 kişilik bir araçta 30, hatta kimi zaman 40 öğrencinin taşınması ulaşım değil, çocukların güvenliğini riske atmaktır.
Bir servis aracının kapasitesi bellidir. Kaç öğrencinin hangi koşullarda taşınabileceği de keyfî şekilde belirlenemez. “Bir çocuk daha alalım, bir şey olmaz” anlayışının çocuk taşımacılığında yeri olmamalıdır.
Bir başka önemli sorun ise servislerde çocuklara yardımcı olacak rehber personel meselesi… Özellikle küçük yaştaki öğrenciler için halk arasında “servis ablası” olarak bilinen rehber personelin önemi tartışılmaz. Çocuğun araca güvenli şekilde binmesi, inerken kontrol edilmesi, yolculuk sırasında düzenin sağlanması ve öğrencinin doğru noktada teslim edilmesi gibi konular doğrudan güvenlikle ilgilidir.
Herkesin bildiği üzere Adana’daki birçok serviste rehber personel bulunmuyor. Eğer çocuklar kapasitesinin üzerinde yolcu bulunan bir araçta, kendilerine yardımcı olacak bir yetişkin olmadan taşınıyorsa burada ciddi bir denetim ihtiyacı var demektir. Üstelik konu yalnızca Adana'nın merkezi mahalleleriyle sınırlı tutulmamalı.
Seyhan'daki, Çukurova'daki çocuk ne kadar değerliyse Sarıçam'ın, Yüreğir'in ve kırsal mahallelerin çocukları da o kadar değerlidir. Denetim şehrin merkezinde birkaç servis aracını durdurup evrak kontrolü yapmakla sınırlı kalmamalı. Kırsaldaki servis araçları da aynı hassasiyetle kontrol edilmeli.
Burada ilgili kamu kurumlarının yanı sıra servisçi esnafını temsil eden meslek kuruluşlarına da önemli sorumluluk düşüyor. Okullar açıldıktan ve servisler yollara çıktıktan sonra sorunların konuşulmasını beklemek yerine, eğitim öğretim yılı başlamadan gerekli bilgilendirmeler yapılmalı. Servis işletmecilerine kurallar açık şekilde hatırlatılmalı; araçların kapasitesi, gerekli belgeleri, emniyet kemerleri, rehber personel şartları ve diğer güvenlik unsurları mevzuata göre titizlikle kontrol edilmeli. Dahası, denetim yalnızca eğitim yılının ilk haftasında yapılmamalı. Eylül ayında yapılan birkaç kontrolün ardından servisler aylarca kendi haline bırakılmamalı. Habersiz ve belirli periyotlarla gerçekleştirilecek denetimler bütün eğitim öğretim yılı boyunca devam etmeli. Çünkü denetimin amacı ceza yazmak değil, yanlışın yapılmasını önlemektir.
Bu meseleye bir ticari faaliyet olarak bakamayız. Sabah kapımızın önünden aldığımız ve akşam sağ salim dönmesini beklediğimiz çocuklarımızı o araçlara teslim ediyoruz. Anne babalar çocuklarının servise bindikten sonra “Acaba ayakta mı gidiyor?”, “Emniyet kemeri takılı mı?”, “Araç kapasitesinin üzerinde öğrenci taşıyor mu?”, “İnerken ona yardım edecek biri var mı?” diye düşünmek zorunda kalmamalı.
Anne babalar çocuklarını servise bindirirken gönlü ve kafası rahat olmalı… Çocuğumun üzerine bugün biri oturdu mu, serviste kavga çıkıp çocuğuma vuran oldu mu veya da servisten inerken yada binerken başına bir iş geldi mi diye düşünmemeli anne ve babalar.
Burada söz konusu olan birkaç koltuk fazla doldurmak değil, çocuklarımızın can güvenliğidir. Ve çocuklarımız söz konusuysa denetimin “sonra”sı olmaz.
Adana’da kim ne derse desin servisler denetlenmiyor. Kimsenin de umurunda bir konu da değil bu. Eğer ki umurlarında olsaydı servisçiler bu kadar rahat çocukları istif edip servisçilik yapmazdı. Ancak bu sene velilerin de takipte olmasını ve gördükleri, tanık oldukları olumsuzlukları direk CİMER ve yetkili organlara bildirmelerini istiyoruz. Denetim görev olarak düzenli aralıklarla yapılmıyorsa, çocukların canı hiçe sayılıyorsa veliler de şikayet hakkını kullanmalı.
Umarız bunlara gerek kalmadan üzerlerinde sorumluluk olanlar okul servisleri konusunda gereken önlemleri alırlar ve sorunsuz en azından servisler açısından sorunsuz bir eğitim öğretim dönemi geçirmiş oluruz.