1- Çuvaş Türkü Andriyan NİKOLAYEV
2- Azerbaycan Türkü Musa MANAROV
3- Kazakistan Türkü Toktar AUBAKİROV
“Bugün aynı inan ve katiyetle söylüyorum ki; milli ülküye tam bir bütünlükle yürümekte olan Türk milletinin büyük millet olduğunu bütün medeni alem bir kerre daha tanıyacaktır. Asla şüphem yoktur ki, Türklüğün unutulmuş medeni vasfı ve büyük medeni kabiliyeti bundan sonraki inkişafı ile atinin yüksek medeniyet ufkundan yeni bir güneş gibi doğacaktır.”
Yukarıda birbirinden bağımsız gibi görünen iki farklı bilgi var.
Sayılarla verdiğim bilgi Uzaya giden 3 Türk.
İkincisi de Mustafa Kemal ATATÜRK’ÜN kendi el yazısıyla yazdığı, sözlü olarak hepimizin duyduğu Onuncu Yıl Nutku içerisindeki bir parça.
Bu iki bilgi ile bir de Başlıktaki KAÇIŞ YOK sözünü beraber ele aldığınız zaman orta yerde bir ilginçlik görünmüyor mu? Yani ne alaka diyeceğimiz bir durum yok mu?
Neden böyle bir bilgi vermeyi gerekli görüyorum?
Geçtiğimiz hafta içerisinde Uzaya bir insanımızı gönderdik ve bu kişiye de “Uzaya giden ilk Türk” dedik ve bu İlk Türk yakıştırmasına olağanüstü itirazlar geldi. Hayır ilk Türk değil, ilk Türkiye Türkü demeliyiz diye. Çünkü, ilk Türk, yukarıda birinci sırada verdiğimiz ve 1962 yılında uzaya giden Çuvaş Türküdür. Sonra da diğer Türk uzmanlar gitti biçiminde görüşler geldi.
Bir önemli nokta ve büyük oranda vurgulanan görüş de şu idi: Çuvaş Türkü Andriyan NİKOLAYEV Müslüman değil diye bu kişinin uzaya çıkan ilk Türk Astronot olduğunu göz ardı mı etmeliyiz?
Bu itirazlar haklı mı?
İtirazların haklılığına geçmeden önce şunu belirtmeliyim ki; ülkemizden bir insanın 55 milyon dolar verilip(!) uzaya gönderilmesi elbette gurumuzu okşar ve o kişiden bağımsız olarak düşünüp söyleyebilirim ki; mutluluk verici bir konu, her ne kadar böyle konular seçim öncesine getirilse de ...
Görüldüğü gibi, bu aşamadan sonra artık Türk diyeceksek bütün Türk Dünyasını göz önüne almak zorundayız.
Bundan KAÇIŞ YOK, KAÇIŞ YOK, KAÇIŞ YOK...
Kim ne derse desin, kim ne yaparsa yapsın, kim ne gizlerse gizlesin, kim başını nereye vurursa vursun, kim neyi kullanırsa kullansın, kim ne öne sürerse sürsünTÜRK DÜNYASI olağanüstü büyüklüğü ile bütün dünyanın önünde kaçılamayan bir gerçeklik olarak durmakta ve görünmektedir.
Dünyanın kaçamadığı bu gerçeklik çok açık görünürken bizim kendi ülkemizde ve hem de devleti kuran Mustafa Kemal ATATÜRK’ÜN yukarıdaki sözleri ortada dururken bu gerçeklikten kaçmak, bu gerçekliği gizlemek, yok saymak mümkün olabilir mi?
Artık KAÇIŞ YOK!
Bütün dünyanın önünde bir Türk Dünyası gerçeği var.
Yeni giden uzay uzmanımıza sonuna kadar başarılar diliyoruz ve mutluluğumuzu belirtiyoruz . Bu arada hemen şunu da eklemeliyim; bu değerli Astronotumuz Alper GEZERAVCI’ya uzaya giden ilk Türk denmesinin bir art niyet taşımaması da mümkündür.
Ancak vurgulamak istediğim şudur ki; bundan sonra Türk sözü kullanılacaksa Türk Dünyası düşünerek kullanılacak. Hem de Müslüman olup olmamasına da bakılmaksızın kullanılacak. Çuvaş Türkü NİKOLAYEV Müslüman değil diye Türklüğünü de mi yok sayacağız? O zaman, Gagavuz Türklerini vesaire ne yapacağız? Bu nedenle Türk Dünyası, Türkün Dünyasıdır.
Büyük Türk Milliyetçisi Mustafa Kemal ATATÜRK, yukarıda yazdığım Onuncu Yıl Nutkundan alınma sözlerinde ne diyor?
Türk Milletinin büyük Millet olduğunu bütün dünya görecektir.
Başka ne diyor?
Türklüğün unutulmuş medeni vasfı ve büyük medeni kabiliyeti gelecekte bütün dünyanın üzerine yeni bir güneş gibi doğacaktır.
Dünya lideri Gazimizin bu sözleri üzerine daha ne söylenir?
Bağlantı tamam ve KAÇIŞ YOK.