En yakın çevremiz ateş çemberinde iken farklı konuları yazma tereddüdü ile birlikte çok önemli gördüğüm konuları elbette atlamamalıyım. Ülkemizin, bölgemizin ve dünyanın o kadar ağır sorunları var ki, abd emperyalizmi ve onunla şu an tam uyum içerisinde olan İsrail azgınlığı bitmeden bu sorunları çözmek zor görünmektedir. Bu nedenle sadece bir konuya odaklanmakla olmuyor. Biz ülke olarak ilginç bir biçimde bazı konuların çözümü yerine görmemezlikten gelme durumu ile çözüm bulduğumuzu düşünüyoruz galiba. Padişah 2. Abdülhamid de 33 yıl böyle yapmıştı. Düşünebiliyor musunuz? 33 yıl ülkeyi yönetmiş olan o padişah, geldiği aylar içerisinde girilen savaştan sonra hiç bir savaş yapmamasına rağmen (1895 Yunanistan’la yapılan küçük bir çatışma dışında) 33 yılın sonunda ülkemiz enkaza dönmüştü. Neden? Çünkü 2. Abdülhamid ülkemizin meselelerini çözmekten çok ertelemeyi, görmemeyi, göstermemeyi tercih etmişti. Ülke meselelerinde görmemek, göstermemek belki yönetenin gününü kurtarıyor ama o görülmeyen, gösterilmeyen sorunlar daha sonra dağ gibi ülkenin karşısına çıkıyor ve çözümü çok daha zorlaşıyor. İşte bu konulardan biri de Fener Rum Kilisesi ve burnumuzun dibindeki adalarımızla ilgili olanlardır. Bu konuda Emekli komutanlarımızdan Ümit YALIM bey, yıllardan beri müthiş bir mücadele vermektedir. Çok önemli olan son girişimini ve yaptığı basın bildirisini aşağıda yazıyorum.
"Değerli Basın Mensupları, Ege Denizi’nde Türkiye Cumhuriyeti’ne ait 5 Türk Adası’nı Yunanistan ile birlikte işgal eden Fener Rum Kilisesi ve papazları hakkında bugün İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduk. Savcılıktan, başta Başpapaz Bartholomeos olmak üzere toplam 267 papaz hakkında soruşturma açılmasını talep ettik. Türkiye Cumhuriyeti’ne ait olan ve Aydın İl sınırları içinde bulunan Eşek (Agathonisi), Marathi, Nergizçik (Arkios) ve Bulamaç (Farmakonisi) adaları ile Muğla İl sınırları içinde bulunan Koçbaba (Levitha) Adası, Yunanistan ile birlikte Başpapaz Bartholomeos ve Fener Rum Kilisesi’nin işgali altındadır. Adalarımızda Yunan ve Bizans bayrakları dalgalanmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin toprakları Yunanistan’ın egemenliği altına konulmuş, Türkiye’nin Ege Denizi’ndeki adalarının batısından geçen siyasi sınırları değiştirilmiştir. Lozan Konferansı’nda, Fener Rum Kilisesi’nin siyasi ve idari faaliyetlerde bulunmamak şartıyla İstanbul’da ikamet etmesine müsaade edilmiştir. Fener Rum Kilisesi’nin Yunanistan ile birlikte Türk adalarını işgal etmesi, Türkiye’nin siyasi sınırlarını değiştirmesi, ekümeniklik faaliyetleri ve Ukrayna’ya Bağımsızlık Belgesi (Otosefali) vermesi siyasi ve idari faaliyetlerdir. Mevcut durum itibarıyla Lozan’daki mutabakatı ihlal eden ve suç işleyen Fener Rum Kilisesi, İstanbul’da ikamet etme hakkını kaybetmiştir. Fener Rum Kilisesi Aynoroz’a taşınmalıdır. Heybeliada Ruhban Okulu, 2012’den beri kaçak olarak eğitim yapıyor. Ruhban Okulu’nda icra edilen Erasmus programına, değişik Yunan Üniversitelerinden gelen üniversite öğrencileri katılıyor. Ruhban Okulu, diğer özel okullar ile birlikte 1971’de Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılmıştır. Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılan ve kaçak olarak çalışan Ruhban Okulu’nun resmi olarak açılması mümkün değildir. Mevcut durum itibarıyla Ege Denizi’nde 20 Türk Adası ve 2 Türk Kayalığı Yunan işgali altındadır. Adalarımızda 15 Yunan Askeri Üssü mevcut olup adalarımıza 7 bin Yunan askeri ve 10 bin Yunan vatandaşı yerleştirilmiştir. Kanuni Sultan Süleyman ve IV. Mehmet döneminde fethedilen, Balkan Savaşında bile işgal edilmeyen, 1923 Lozan Antlaşması ile Türkiye’nin egemenliğinde kalan ve 500 yıldır Türk egemenliğinde olan adalar, Yunanistan tarafından işgal edilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti 2004’den beri tam 22 yıldır Yunan işgali altındadır. Son Yunan askeri adalarımızı terk edinceye kadar Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarına sahip çıkmaya devam edeceğiz. Tüm Siyasi Partileri, Sivil Toplum Kuruluşlarını ve 86 milyonluk Türk Milletini Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarına sahip çıkmaya davet ediyoruz."