Ülkemiz bir yol ayrımına sokulmak isteniyor. Bu yol ayrımı nasıl bir yol ayrımı? Bu yolun ayrılmasında hangi konular var? Madem bir yol ayrımından söz ediyoruz; o zaman yolların ne olduğunu mutlaka ortaya koymalıyız. Konu şudur: Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Milli Devlet olarak kalacak mı, kalmayacak mı? Sorun bu kadar basittir aslında. Türk Milleti'nin ve kendisini Türk Milleti'nin kurtuluşuna bağlamış çevre unsurların bir kısmının verdiği destek ile kazanılmış olan Milli Mücadele, Bağımsız Türk Devleti'nin kurulmasını sağlamıştır. Son aşamada çok dilli, çok dinli, çok mezhepli, çok milletli devletten Türk Milli Devleti çıkmıştır. Bu durum elbette dünyaya yön vermek isteyen bir takım batılı devletlerin istediği bir sonuç değildi. Başta İngiltere olmak üzere bu bir takım batılı devletler galip gelmişler, ama Türklere mağlup olmuşlardı. Bu kabul edilebilir bir durum değildir onlar açısından elbette. 2. Dünya Savaşı'nın bitmesi ile birlikte İngiltere, dünya hakimi olma mücadelesini abd'ye devretmiş ve artık abd bize yüklenmeye başlamıştı. İşte bugün abd temsilcisinin bol keseden atmasının kökeni bu tarihsel geçiştir. Türkiye'ye Milli Devlet olma özelliğini bırakması için baskı yapılmaktadır. Dışarıdan gelen baskı, halledilebilir. Ama bu dış baskının bir de ülke içinde karşılığı vardır. Yani, dış baskı ile uyumlu hareket eden iç baskı vardır. Dolayısıyla, başta söylediğim yol ayrımını da zorlayan aslında dış baskıdan çok bunlarla uyum içerisinde hareket eden içerideki gaflet, dalalet ve hatta hıyanettir. İşin zorluk kısmı tam da budur. Türk Milleti, büyük oranda ülkemizin yol ayrımına geldiğinin farkındadır ama görünen etkin güçler dış destekli olarak bu farkındalığı göstermeme, gizleme gayretindedir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Kurucu İradesi'ne yapılan saldırılar, anlatmaya çalıştığımız yol ayrımının odak noktasını oluşturmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Kuruluş İlke ve Felsefesi, Kurucu İrade'nin tartışmaya açık olmayarak koyduğu bir gerçeklik iken bugün bakıyoruz ki, her taraftan çatlak sesler duyulmaktadır. Örneklendirmenin bile gereksiz olduğu bu gerçeklik artık Türk Milleti'nin önüne konmuş bulunmaktadır. Bu yol ayrımında biz inanıyoruz ki, Türk Milleti yolunu Milli Devlet'ten yana koyuyor ve koyacaktır. Elbette kolay işler değildir bu işler. Ancak, Türk Milleti de kolay lokma değildir. Emperyal güçler ve yerli işbirlikçileri ellerini kollarını sallayarak işlerini görebilecekleri, istediklerini yapabilecekleri bir Millet ile karşı karşıya değildirler. En güçsüz zamanında İngiliz emperyalizmini bozguna uğratan bu Millet, bu aşamadan sonra da önüne konmuş ve dayatılan yolu izlemez. Özellikle koskoca bir Türk Dünyası gerçeği, bütün dünyanın gözleri önünde dururken artık Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni istedikleri yola sokmak oldukça zorlaşmıştır. Yeter ki biz Batı Türkleri, farkındalığımızı, milli kimliğimizi koruma anlayışımızı güçlendirelim ve Kurucu İrade'nin yolunu bırakmayalım. Bizim için tek yol Büyük Başbuğ Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK tarafından çizilmiş olan yoldur. Bu nedenle bu yoldan başka bize dayatılmaya çalışılan hiç bir yolu kabul etmiyoruz ve asla da etmeyeceğiz. İçeride ve dışarıda herkes hesabını buna göre yapmalıdır.
Özel
Spor
Asayiş
Yerel
Gündem
Ekonomi
Yaşam
Eğitim
Trend Haberler
Adanaspor, TFF'ye Lige Katılım Başvurusu Yaptı
Adanalının Çok Beklediği Proje Ödenek Krizine Takıldı
Adana'da İmar ve Ulaşımda Yeni Dönem! Büyükşehir Meclisi Onayladı
Adanalıları İlgilendiren Uyarı: Aşırı Sıcakları Azaltacak Projeler Gündemde
Adana'nın O İlçeleri Dikkat! 5 Gün Boyunca Sağanak Yağış Etkili Olacak
Yüreğir'e Yeni Polis Merkezi Geliyor! İhale Tarihi Belli Oldu
Çukurova'nın GAP'ı 20 Yıllık Rüya Olarak Kaldı