Çok ağır bir yükün ve sorumluluğun altında olursa... Meseleyi daha doğru ifadeyle belirteyim;
"Bu kadar çok gezer, bu kadar çok konuşursa KİŞİ;
"Önce madara, sonra maskara eder İŞİ."
.....
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Bolu da konuştu..
Konuşmasın da "Bolu belediye başkanı Tanju Özcan'ın tutuklanma olayında hukuk açısından sorun var" dedi... Buna sebep olduğuna inandığı savcı'yı Türkiye'ye değil, Kainat'a şikayet etti.
Anlattı da anlattı, vurdu da vurdu.
Dedim ya, bir kişi yarım saat konuşup derdini rahatlıkla anlatacağı yerde,
iki saat konuşursa;
"Sadece POT kırmaz, meseleyi POTİN'e bağlar."
Özgür Özel, Bolu'da Tanju Özcan'ın tutuklanmasında "üç harfli marketleri" sorumlu tuttu; "Şikayet eden onlar" dedi.
Bununla yetinse, burada dursa, konuyu daha ilerilere taşımasa iyi...
Taşıdı ve şöyle devam etti;
-Eyyy cemaat-i müslimin... Bu "üç harfli marketler" madem ki bunu yaptı.. Madem ki "doğru olmayan suçlamayla" başkanınızı şikayet etti.. Madem ki tutuklanmasına sebep oldu... Sizler de size düşeni yapın, alışverişinizi bunlardan yap-ma-yın.
"Genel başkanımız direkt bunları söylemedi" diyenler olacaktır elbet.
Bu soruyu soran çokbilmişlere (!) soru ile yanıt vereyim ve şunu diyeyim;
"Onları pişman edeceğiz" demek ne demektir?
......
Özgür Özel'i bu tür hassas konular da birilerinin uyarması sadece şart değil, şart oğlu şart olmuştur.
-Kendinize gelin arkadaş.
-"Pişman edeceğiz, almayacağız, sizler de almayın" demekle bu iş olmaz, olamaz arkadaş.
-Bu gibi işler çok hassas işlerdir arkadaş.
-Neyi, ne zaman, hangi ölçüler de konuşacağınızı bilin ve asla unutmayın arkadaş.
-Meselenin üzerine bunlar üzerinden yürüseniz "kaybeden taraf" olursunuz arkadaş.
-Bu kadar çok konuşursanız, bir söylediğinizi en az on kez tekrarlar, farkında olmazsınız arkadaş.
.....
Neymiş efendim, "üç harfli marketleri" protesto edelim,
onları yok sayalım mışşşş.
İyi, güzel de;
-Ortalıklar da bakkal, manav bırakılmamışken;
"Alışverişimizi Merkür'den mi yapalım bay Özel?