Bu güzel ülkenin çimentosu, olmazsa olmazı, elleri öpülesi emekliler Ramazan Bayramı'nda ikramiye alacak.

Bilen bilmeyen ne kadar koftirik varsa bu hassas konu üzerinde konuşuyor, yorum yapıyor, ulemalaşıyor, ahkam kesiyor, çok zaman da haddini aşıyor ve şunu söylüyor;

"Emekli, bayram ikramiyesini geçen yıl 4 bin lira olarak almıştı.. Bu rakam bu bayram için 4,500 olabilir."

Diğer ulema çıkıyor; "5.000 olabilir" diyor..

Ulemanın emmisi durur mu... O da birşey demek zorunda ya.. Bu konuda konuşmayanı dövüp, hışlarını çıkarıyorlar ya.. O da şunu diyor;

"Ben büyüğüm, ben emmiyim.. Doğal olarak en iyi ben bilirim. Bugüne kadar hiç yanılmadım, hiç yanıltmadım.. Her zaman için benim dediğim olmuştur.. Ramazan Bayramı'nda emeklilere verilecek ikramiye 5,500 törkiş lira olabilir."

Dikkat buyurun...

Allah'tan korkmadan, sıkılmadan, arlanmadan, hayâ duymadan bu konuda ahkam kesen koftirik güruh bir türlü "olur" demiyor, di-ye-mi-yor..

"Olabilir" diyor..

Onu ebem de tahmin eder ve söyler bre utanmazlar.. Meselenin böyle bir sonuçla biteceğini tahmin etmek zor değildir ki..

Kolaydır ve dahi; "Çok kolaydır."

.....

Yalan söylemeyi adeta HUY edinen bu hayasızlar bunu söylüyor, bunu diyor da..

Hakları yenen emekli ne diyor?

Ona bakalım;

Emekli,

Şekva ediyor, tepki koyuyor, sesini yükseltiyor, hesap soracağı günü bekliyor..

Emekli, kul hakkını işaret ediyor, şiddetle karşı çıkıyor.

-"Olmaz" diyor.

-"Olmamalı" diyor.

-"Körelme" diyor.

-"Korleşme" diyor.

-"Gerçeğe bak, gerçeği gör, gerçekçi davran, sorumluluğunun bilincinde ol, ona göre tavır al" diyor,

-"Adil davran" diyor.

-"Vicdan" diyor,

-"İnsaf" diyor,

"İzan" diyor.

-"Hakkımızı istiyoruz" diyor.

-"Emeliyoruz" diyor..

-"Zordayız" diyor.

-"Açız" diyor,

-"Açıktayız" diyor.

-"Bu yaklaşımı, bu anlayışı bizlere reva görenler de vicdanın kırıntısı yok" diyor.

Diyor da diyor.

"Sen ne diyorsun Canbolat?" Derseniz..

Cevabım şudur;

-İZAN'ı "bile isteye" FİZAN olarak anlayan vicdanlarını buzdolaplarına hapsedenlere ne desem, ne etsem, ne söylesem inanın boş olur..

Mesela;

"O kıytırık zammınızı "almayıp, pullayıp, cilalayıp" sizlere bağışlıyoruz. Güle güle, gürlüye gürlüye, gümbürdüye, gümbürdüye harcayın" desem...

Boş olacak..

Çünkü;

-Boş tekneden "dolu sesin" çıktığını kimse gör-me-miş-tir, görmesi de mümkün de-ğil-dir.