Atalarımız boşuna söylememiş: “Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır.”
Bu söz sadece havayı mı anlatır, yoksa siyasetin ayazını da tarif eder mi?

Türkiye’nin gündemi zaten ateş hattında. Dünya deseniz, savaşların, krizlerin ve sert kırılmaların gölgesinde. Peki ya Adana? Görünen o ki bu şehir de mart ayına sakin girmeyecek. Hatta belki de en sert soğuk, tam da bahar beklenirken hissedilecek.

Geçtiğimiz cuma Silivri’de görülen davada, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ile Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar hakkında tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesi, siyasi dengelerde adeta buz etkisi yarattı. CHP cephesinde tahliye beklentisi hâkimdi. Beklenti yerini hayal kırıklığına bırakınca, mart ayının ilk ayazı da hissedilmiş oldu.

Şimdi gözler Adana Büyükşehir Belediyesi’nde. Tahliye kararıyla serbest kalan Zeydan Karalar’ın göreve iade edilip edilmeyeceği merak konusu. En geç 9 Mart’ta karar çıkacağı konuşuluyor. Avukatları ise sürecin daha erken sonuçlanabileceğini söylüyor.

Soru şu:
Bu karar yalnızca bir idari işlem mi olacak, yoksa Adana siyasetinde yeni bir perdenin açılışı mı?

Seyhan Belediyesi’nde gündeme gelen numarataj iddiaları ise ayrı bir başlık. Evrakta tahrifat yapıldığı öne sürülüyor ve konu adli makamlara taşınmış durumda. Eğer iddialar doğruysa, bu yalnızca teknik bir hata mı sayılacak? Yoksa siyasi sonuçları olacak mı?

Bir başka ilçe belediyesinde imarla ilgili sıkıntı iddiaları da kulislerde konuşuluyor. İmar dosyaları açıldığında genellikle sadece klasörler mi açılır, yoksa Pandora’nın kutusu mu?

Mart ayı takvimde sıradan bir ay olabilir. Ama siyaset söz konusu olduğunda hiçbir ay sıradan değildir. Özellikle de beklentilerin yükseldiği, dosyaların raftan indiği, kararların arka arkaya geldiği dönemlerde…

Adana hızlı tren hızında bir gündeme mi koşuyor, yoksa freni patlamış bir sürecin içinde mi savruluyor?
Beklenen tahliyeler, göreve iadeler ve iddialar zinciri şehirde siyasi dengeleri nasıl değiştirecek?
Soğuk hava geçer… Peki ya güven erozyonu geçer mi?

Mart kapıdan baktırır mı?
Belki de asıl mesele şu:

Kazma kürek gerçekten soğuktan mı yanacak, yoksa siyasetin sert rüzgârından mı?

Önümüzdeki günler yalnızca havayı değil, Adana’nın siyasi iklimini de gösterecek. Ve görünen o ki bu mart, sadece baharı değil; hesaplaşmayı, bekleyişi ve belki de yeni başlangıçları da beraberinde getirecek.