-Metro durakların da;
-Güvenlik yok.
-Dikkat yok.
-Disiplin yok.
-Temizlik yok.
-Titizlik yok.
-Nizam yok.
-Mizan yok.
-İntizam yok.
-İzahat yok.
Bu kadar mı?
Değil elbet.
-Trenin geliş dönüş saatlerini gösteren ışıklı levhalar GAYB'a gitmiş, bazı asansörler de; "Canım istemiyor, bana binmeyin evde yokum" diyor.
Adamlardaki (!) "Yaşlıyı kim takar," engelliye kim bakar anlayışı..
Nedeni ne?
"Sorumlular (!) belki utanır, sıkılır, sorumlululuk bilincinde olmadıklarını algılar" diyerek, an-la-ta-yım.
-Metro yetkilileri (!) akıllara durgunluk veren şöyle bir uygulama başlatmış.
Demiş ki;
-"Bundan böyle yolcuların trene bineceğini alanda güvenliğe hiç gerek yok."
Bunu nereden mi biliyorum?
-Güvenlik söyledi de ondan.
-Bu emri size kim verdi? Dedim...
-İsim veremem dedi.
Trenden indik.. Bazı yolcular merdivenleri kullandı, bazıları da asansöre yöneldi..
Asansör çalışmıyor, haklı homurtular var..
"Takılmıştır" diyenler bekledi, beklemeyenler ise, önce tekledi, sonra tekmeledi.
......
Güvenlik elemanlarına; "Yolcuların trene bindiği yerde beklemenize gerek yok" talimatını verenlere soruyorum;
-Bu hakkı, bu haddi nereden alıyorsunuz?
-Kainat"ta böyle bir talimatın verildiği görülmüş şey midir de buna cüret edersiniz?
-İti var, kopuğu var.. İplisi var, ipsizi var.. Berduşu var, ayyaşı var.. Sapığı var, sapkını var.. Hırlısı var, hırsızı var.. Dertlisi var, delisi var.
-O alan da birinin başına talihsiz olay gelse;
-Ne olacak?
-Kim çoşacak?
-Kim koşacak?
-Kim yetişecek?
-Yapanı kim bulacak?
.....
Bana;
"Hep olumsuzluklara bakıyor, orayı görüyor, orada olanları yazıyorsun" deniyor ya...
Altını çizerek belirtmek isterim ki;
-Bulundukları görevi, görevsizlik sayacak kadar "akıl yoksunu" olanlara
sizler ne yaparsanız;
"Onu yapıyorum."
NOKTA.