Okullar açılıp, ders başı yapıldığında, “Tatilde neler yaptınız bakalım?” diye soran öğretmen kalmış mıdır?

Diyelim ki kaldı; “Tatilde neler yaptınız çocuklar?”

Sınıftan çıt çıkmaz, kimse parmak kaldırıp söz istemez. Öğretmenimiz inisiyatif kullanarak bir çocuğa söz verir;

“Hocam, Cuma okul kapandı, Cumartesi sabah 5:00’de kalktım. Fırıncı Mustafa ustanın yanında çıraklığa başladım. Yaz boyunca izinsiz çalıştım. Kazandığım parayı da aileme verdim. Anlayacağınız tatilim çookk güzel geçti!”

***

Bir başka öğrenci; “Babam sağ olsun bana 2 gün izin verdi. Pazartesi kebapçı Mehmet ustanın lokantasında işe başladım. Ben de tatil bitine kadar çalıştım. Az da olsa para biriktirdim. Ama en azından 2 gün izin kullandım!”

Bir diğeri; “Örtmenim… Benim babam vicdanlıdır. Karne günü işe başlatmadı beni! Ertesi gün sabah 6’ya kadar izin verdi canım babam! İşe gelince; Sırtımda kocaman bir araba, öğle sıcağında çöplerden atık kâğıt-karton ve şişe topladım. Güzel para da kazandım haa. Ama kapkara oldum be hocam!”

Son olarak: “Hocam, biz de amcamın Bodrum’daki yazlığında tatil yaptık. Ben ömrümde böyle güzel bir yaz tatili geçirmedim. Bu tatil hem bana, hem de aileme çok iyi geldi.”

Öğrencisinin ironisini anlayamayan öğretmen; ‘Maşallah, Maşallah… Ne güzel etmişsiniz. Çok sevindim senin adına yavrum.’

“Şaka, şaka… Nerdeee Sayın Hocam. Amcam hepimizden aç! Biz gitsek gitsek evimizin bodrumuna gideriz. Hoş o da yok ya, neyse. Tatilde ne mi yaptım? Ben de diğer arkadaşlarım gibi çalıştım. Berber Ali abinin yanında işe başladım. Babam berberlik için, ‘Ölmeyen meslek’ dedi. Ben de şimdiden meslek erbabı olmak için çalışmalara başladım. Hafta sonları da çıraklığına devam edeceğim. Okul bittikten sonra mesleğim hazır!”

Nasıl, öğrencilerimiz çok güzel yaz tatili geçirmişler değil mi?

***

“Ya bu kadar karamsar olmana ne gerek var? İstediği gibi tatil yapan, vur patlasın çal oynasın diyen bir sürü çocuk, genç, öğrenci de var!’ diyebilirsiniz.

Olmaz mı? Var elbet…

Ama ülkemizdeki çocuk nüfusunun sadece yüzde 10, bilemediniz 15’ini kapsayan çocuklarımız için geçerli bu durum!

Peki, diğer çocuklar, gençler, öğrenciler…

Nerde diğer evlatlarımız?

Ben söyleyeyim;

Çalışıyorlar, çalışmak zorunda kalıyorlar!