Son yıllarda Türkiye’nin dört bir yanından yükselen bir uyarı sesi var. Su krizi kapıda. Yağmurların yağmayışı, sıcaklıkların aşırı artması, barajların doluluk oranlarını düşüyor. Düşen su oranı da kuraklık yaratarak tarımı vuruyor, şehirler susuzluk tehdidiyle karşı karşıya kalıyor. Birçok ilde su kesintileri meydana geldi. Peki, bu kriz dalgası Adana’ya da gelir mi?

Çatalan Barajı, Adana’nın içme ve sulama suyunu sağlama konusunda büyük rol oynuyor. Kuraklık tehdidiyle karşı karşıya kalmamak için devlet yetkilileri, çiftçiler ve vatandaşlar el ele verip barajımızı dolu tutmalıyız. Bugün barajımızın %67 oranında dolu olması bizi rehavete sürüklememeli.

Adana, bereketli toprakları, Seyhan ve Ceyhan gibi iki büyük nehrin hayat verdiği ovalarıyla her zaman suyun bol olduğu bir şehir olarak bilinir. Ancak son yıllarda yaşanan gelişmeler, bu bolluğun artık eskisi kadar garanti olmadığını gösteriyor. Özellikle yaz aylarında artan aşırı sıcaklıklar ve azalan yağış miktarı, barajlarımızda da su kaynaklarının sürdürülebilirliğini sorgulatıyor.

Türkiye’nin tarım başkentlerinden biri Adana’dır. Buğday, mısır, pamuk, narenciye… Liste uzayıp gidiyor. Ancak bu ürünlerin büyük çoğunluğu yoğun su tüketen tarım faaliyetleriyle yetiştiriliyor. Geleneksel sulama yöntemlerinin hala yaygın olması da su kaybını artıran önemli bir etken. Şunu net şekilde söylemek gerek. Adana’nın su kaynakları sınırsız değil. Eğer bugünden önlem alınmazsa, birkaç yıl içinde biz de İstanbul’un, İzmir’in ya da Aydın’ın yaşadığı gibi barajlarda alarm veren doluluk oranlarını konuşmaya başlayabilir, su kesintilerine maruz kalabiliriz.

Suyu tasarruflu kullanma alışkanlığını bireysel ve toplumsal düzeyde yaygınlaştırmalıyız. Belediyelerin, tarım kooperatiflerinin ve çiftçilerin modern sulama sistemlerine geçişini teşvik etmesi büyük önem taşıyor. Suyun yönetimi sadece teknik değil, aynı zamanda politika ve planlama meselesidir. Yerel yönetimlerin bu konuda daha şeffaf, uzun vadeli ve katılımcı stratejiler geliştirmesi gerekiyor.

Dün bir haber gördüm Adana’da yağışların az olmasından dolayı Seyhan Baraj Gölü’nde bulunan Sevgi Adası’na suların çekilmesiyle adaya bağlantı yolu ortaya çıkmış. Vatandaşlar adaya yürüyerek gidip gelebiliyorlar. İklim değişikliği etkileri her geçen gün daha da artmaya devam ediyor.

Adana'nın geleceği, su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi ile doğrudan ilişkilidir. Hem yerel halkın hem de yerel yöneticilerin sorumluluklarını yerine getirmeleri, Adana’yı su krizinden korumak için atılacak en önemli adım olacaktır. Su krizi, sadece doğal bir felaket değil, aynı zamanda yanlış yönetim ve plansız büyümenin de bir sonucu olabilir. Bu yüzden, gelecekte yaşanacak olası su krizlerinin önüne geçmek için bugünden harekete geçmek gerekmektedir.