Günlük hayatın telaşı içinde çoğu zaman fark etmesek de evlerimiz sandığımız kadar güvenli değil. Yapılan istatistiklere göre ev kazaları, trafik kazalarından sonra en sık karşılaşılan kazalar arasında ikinci sırada yer alıyor. Üstelik bu kazaların neredeyse yarısı 0-6 yaş arasındaki çocukların başına geliyor. Onları yaşlılar ve kadınlar takip ediyor.

Aslında bu durumun temelinde insan doğası yatıyor. Çocuklar hayatın ilk yıllarında çevrelerini keşfederek öğrenir. En önemli öğrenme yöntemleri ise büyüklerini taklit etmektir. Ancak özellikle 0-6 yaş grubundaki çocukların meraklı yapısı, sürekli hareket halinde olmaları ve tehlikenin farkında olmamaları, onları kazalara karşı en savunmasız grup haline getiriyor.

Günümüzde evde geçirilen sürenin artması bu riski daha da büyütüyor. Çocuklar enerjilerini atmak yeni şeyler keşfetmek isterken kendilerini farkında olmadan tehlikenin içinde bulabiliyor. Oyun oynarken açılan bir çekmece, merakla dokunulan bir eşya ya da ulaşılmaya çalışılan bir nesne ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Rakamlar da bu gerçeği açıkça ortaya koyuyor. 0-6 yaş grubundaki çocukların yaralanmaların yaklaşık yüzde 40-50’si ev kazalarından kaynaklanıyor. Daha da çarpıcı olanı ise kaza sonucu ölümlerin dörtte birinin evlerde meydana gelmesi. Acil sağlık hizmetlerine yapılan başvuruların büyük bir kısmını da yine ev kazaları oluşturuyor.

Peki evlerimizi gerçekten güvenli hale getirmek mümkün mü? Elbette mümkün. Üstelik çoğu zaman alınacak önlemler oldukça basit. Korkuluksuz pencereler, balkonlar, merdivenler ve yetersiz aydınlatma ev kazalarının başlıca nedenleri arasında yer alıyor. Bunun yanında ev içinde ortada bırakılan bıçak, makas, cam kırıkları ya da sivri cisimler de büyük risk oluşturuyor.

Özellikle küçük çocuklar için mutfak ve banyo gibi alanlar ekstra dikkat gerektirir. Çekmece kilitleri kullanarak kesici ve delici aletlere erişim engellenebilir. Temizlik malzemeleri, ilaçlar ve kimyasallar mutlaka çocukların ulaşamayacağı yerlerde saklanmalıdır. Yanıcı maddeler, çakmak ve kibrit gibi eşyalar da aynı şekilde güvenli alanlarda muhafaza edilmelidir. Oyuncaklar düzenli olarak kontrol edilmeli, kırık ya da küçük parçalı ürünler çocukların kullanımına bırakılmamalıdır.

Ancak tüm bu önlemlerin ötesinde en önemli güvenlik unsuru ise ebeveynlerin dikkatidir. Çocukların özellikle küçük yaşlarda yalnız bırakılmaması, ev içi güvenliğin en temel kuralıdır. Unutmamamız gerekir ki kazalar çoğu zaman bir anlık dikkatsizlik sonucu meydana gelir. Ama sonuçları bir ömür sürebilir. Ev kazaları sessizdir ama etkileri çok büyüktür. Alacağımız küçük önlemlerle çocuklarımız için büyük bir güvenlik alanı oluşturmak bizim elimizdedir.