Nefes aldığım her an
hep SEN varsın, var olacaksın öğretmenim.
Sana ne yapsam, hangi methiyeleri düzsem, yinede hakkını ödeyemem!
İyiki varsın, iyiki rehberim ve öğretmenimsin!
Allah'ım ömrümden ömür alsın, sana versin.
Çünkü; HAKEDİYORSUN!
......
Üç DEĞER'in önünde eğilirim..
1- Allah'ın,
2- Kuran'ın,
3- Öğretmenimin.
........
Yarın 24 Kasım Öğretmenler Günü.. Bu özel, bu yüce, bu müstesna, unutulmaz günde herkesin, her kesimin herşeyden daha çok öğretmenini anması, şükran duyması gerekir.
Hele şu "kofzottirik" zamanda bunu ziyadesiyle yapmalı.
Neden mi?
-22 yıldır elleri öpülesi öğretmenlerimiz hiç bu kadar ötelenmemiş, örselenmemişti de onun için.
-O değerlerimize, olmazsa olmazlarımıza hiç bu kadar umursamaz bakılmamıştı da onun için.
-Hakları, haklılıkları hiç bu kadar GAYB'a uğramamış da onun için.
-Altından kalkılamaz boyutlara varan ekonomik şartlarda, onlara reva görülen maaşlarla yaşamlarını nasıl idame ettirdileri gerçeği hiç bu kadar "bakarkör" boyutlara varmamıştı da onun için.
-"Nasılsınız, haliniz, ahvaliniz nicedir?" kelamının hiçbir zaman bu kadar "yok hükmünde" olduğuna şahit olmamışlardı da onun için.
-Kendilerinin bile ne anlama geldiğini bilmedikleri, bilemeyecekleri "müfredat fasaryası" yüzünden kafaları hiç bu kadar karışmamıştı da onun için.
-Müfredatı "üfürde at" havasına sokaklardan dolayı "emekli olmayı" hiç bu kadar "ciddi" düşünmemişlerdi de onun için.
........
Sen Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün saygı gösterip, ayağa kalktığı, önünde yaka ilikledigi; "Maaşım öğretmenimin maaşından az olsun" dediği, en büyük, en nadide, en özel, en kıymetli ve en öncelikli değerimizsin.
Seni 'SEN' olduğun için kalpten seven, unutmayan u-nut-tur-ma-ya-cak olan bizler varken;
TAKMA KAFANA!
-Neden mi?
-Senin o GÜR sesini "kainat" duyarken, takatukacıların sesini, sadece, ama sadece "takatukacılar cenahı" duyar da onun için!