Son zamanlarda yaşananlara baktığımda kafayı yiyecek duruma geliyorum.

Sadece ben mi böyleyim?

Tabiki değil.

Bunu, ülkenin dört bir yanında değil, bir milyon dört yüz bin dört yerinde yaşayanlar var.

Adamın (!) tam 53 suç dosyası bulunuyor.

Adam (!) psikopat,

Adam sulu-kuru demiyor,

Adam (!) önüne geleni darp ediyor, yaralıyor, öldürüyor.

Sonrasında olanlar insanı insanlığından utandırıyor.

Polis, gece- gündüz bu şerefsizin, bu haysiyetsizin peşine düşüyor, ele geçirip, muhataplarına teslim ediyor.

-Sonuç ne?

-Hem fasa, hem fiso.

Üç gün yatır, onuncu gün bırak. Eee sen adamı (!) serbest bırakacak kadar pişkin hareket edersen, o haysiyetsiz de yapacağını yapar, suç dosyasını 65'e,

75'e, 85'e ve 100 katlar.

Polis, anasından emdiği sütü "burnundan kusarak" bu şerefsizi yakalasın, sen on gün sonra serbest bırak.

İstanbul'da koskoca belediye otobüsünün önünü keserek, şoföre "saydıran," onu ölümle tehdit eden avcarlanmış şerefsiz, kaldırım taşıyla camı kırıp, şoförün kafasını haşat ediyor.

Bu "suç makineleri" ülkenin her noktasında var, gün be gün daha da fazlalaşıyorlar.

Onlar fazlalaşırken, birileri "bile isteye" azalıyor.

Daha acısı, daha acıtanı; "Azalanlar, bu onursuz ve bu omurgasızlara gerekeni yapmazken, bu ülkenin en önemli, en özel değerlerinden biri olan, AKUT kurucusu Nasuh Mahruki'yi cezaevine atacak kadar zottirikleşebiliyor.

-"YUH olsun" diyeceğim, YUH'uma yazık olacak.

-"TUH olsun" diyeceğim, TUH'um GAYB'a gidecek!

-Ne yapacağımı, ne edeceğimi şaşırmadıysam, ŞAM'daki develerin salyalarına KOVA olayım!