Acaba, perde arası sohbetler böyle mi?

ABD:

"Abi n'aber?..Benim silah stokları çok şişti, bu arada piyasaya da para sokmam lazım...Bu seneki aksiyon planımız nedir?"

RUSYA :

"Bende de içeride işler iyi gitmiyor. Milletin dikkatini başka yönlere çekmek gerektiğini düşünüyorum. Altyapısı hazır projelerden birisini hemen devreye sokmak lazım...Ne dersin?

ABD:

"Nükleer silah yaptı, Kitle imha silahı kullandı temalarını Irak'ta, Suriye'de kullandık.

Bu hususta çok tekrara gitmemek lazım. Bence yeni bir şeyler bulmak lazım. Bir de uzak mesafelerdeki projelerin başlangıç maliyeti yüksek oluyor.

Getirisi çok şey bırakmıyor.

Bu sene bizi yormayacak işler yapalım"

RUSYA:

"Ukrayna projesine başlayalım o halde.

Gerilim tam kıvamında.

Kaç senedir el birliği ile uğraşıyoruz, hazırlıkları bir noktaya getirdik zaten.

Sen hemen fonladığın medyayı devreye sok. Ortamı ona göre şekillendirsinler"

ABD:

"Ben silahları satayım. NATO'yu devreye sokuyormuş gibi yapayım, sonra iş sana teslim.

Bak ama; ölen asker sayısı arttıkça milletlerin çenesi düşüyor.

Bunun önünü almak lazım.

Öyle, çocuk ve yaşlı ölümleri gibi dramatik sahneleri fazla servis ettirmeyelim bu defa.

Medya 'yı istediğimiz gibi yönlendirmek için ön tedbirleri alalım"

RUSYA:

"Yok abi. Ben hiç riske girmem. Elimin altındaki Cumhuriyetlerin insanlarını kullanırım, neme lazım.

Ne kadar azalsalar o kadar iyi.

İcabında onlarla mücadeleler daha kolay olur.

AVRUPA:

"Bana sömürgelerimden adam getirip savaştırdığım güzel günleri hatırlattın.

Nasıl duygulandım şu an.

Yalnız benim de içeride milletin gazını almam lazım.

Ne dersin; bizim bankalardaki paranı bloke edeceğimi falan söyleyeyim mi? Böyle bir panik'ten de vurgun yapabiliriz belki"

RUSYA

"İyi de; o zaman önceden haber ver, başka tarafa aktarayım"

Avrupa tekrar devreye girer.

AVRUPA:

Bir dakika, bir dakika...

Benim payımı ayırmayı unutmayın.

Irak'tan hala borcunuz var bana"

ABD:

"Ne borcu ya?...Sana kaç tane petrol kuyusu verdik yine de doymadın"

AVRUPA:

"Abi inan kurtarmıyor. Ukrayna'da petrol kuyusu falan da yok.

RUSYA:

"Ben sana orayı dümdüz yapar öyle teslim ederim.

Altyapı, üstyapı bütün inşaat işleri sende.

Ama ben, durumu bir noktaya getirdiğimde, sen barış görüşmeleri için devreye girmeyi ihmal etme"

AVRUPA:

"Tamam abi zevkle"

ABD:

"Yalnız işin başında birazcık ağır konuşmak zorunda kalabilirim, kusura bakma.

Hadi kolay gele"

RUSYA:

"Canımsın..Hiç sorun değil, inandırıcılık önemli"

Konuşmalar bu minval üzerine devam edip gidiyor.

Bize de şunu söylemek düşüyor;

Hadi bol kazançlar beyler...