Yaşanmışlığı anlatan güzel bir hikâyedir.
İşte bu yüzden olsa gerek, bıkmadan usanmadan defalarca benzer olayları paylaşır dururuz.
Çok eskilerden bir gün, İstanbul’dan Erzurum’a tren gider.
Fakat tren Aşkale’yi geçer geçmez arıza yapar.
Makinist ve ilgililer Dehan Ovası’nın yanı başında duran treni tamir etmeye çalışsalar da boşadır.
Durum baş kondüktöre aktarılır ve gereğinin yapılması istenir.
Bu arada yolcular merakla camlardan dışarı bakmaktadır.
Baş kondüktör önce birinci mevki vagonuna gider ve oradaki yolculara şöyle seslenir;
“Çok kıymetli yolcularımız. Trenimiz şu sebeplerden dolayı arızalanmıştır.
Arkadaşlar ellerinden geleni yaptı ama arızayı gideremediler.
Devlet Demir Yolları adına siz değerli yolcularımızdan özür diliyoruz.
Arızanın uzun süre giderilemeyeceği belli olduğundan. Buradan sonra yolunuza bu trenle gitmeniz mümkün görülmemektedir.
Lütfen hazırlıklarınızı yapın. Bir saate kadar Devlet Demir Yolları tarafından temin edilen otobüsler gelecek ve sizleri Erzurum’a götürecek”
Açıklamanın ardından baş kondüktör ikinci mevkiinin olduğu vagonlara ulaşır ve yolculara şöyle hitap eder:
“Beyler ve bayanlar. Trenimiz arızalandı… Buradan sonra sizlere hizmet verebilmemiz mümkün görülmemektedir.
Şu karşı taraftan Aşkale-Erzurum minibüsleri geçiyor. Onlara binerek yolculuğunuzu tamamlayabilirsiniz.
Sizlere iyi yolculuklar diliyoruz.
Şimdi lütfen başınızın çaresine bakın ve treni tez elden boşaltın.
Bu arada garibanların olduğu üçüncü mevkide bir telaş vardır.
Bu telaşın arasında trenin baş kondüktörü üçüncü mevki vagonunun kapısına gelir.
Garibanlar trenden inmeye çalışırken, baş kondüktör, onlara engel olur ve şöyle seslenir;
“Hele durun bakalım.
Nereye böyle.
Bu telaş niye?”
Yolculardan biri öne atılarak der ki;
“Ağabey belli ki tren arızalandı. Anlaşılan o ki tamir de edemeyeceksiniz.
Biz de ufak ufak yürümeye başlayalım. Erzurum’a daha çok yol var.
Baş kondüktör vagonun kapısını sert bir şekilde kapatır ve oradaki ahaliye şöyle seslenir;
“Ula oğlum…Siz gideceksiniz..Eee..Peki bu treni Erzurum’a kadar kim itecek?
***
Kıssadan hisse.
Devlet, bu devlete ödemesi gereken milyarlarca liralık vergisi affa uğrayan şanslı birinci sınıf vatandaşın yanında;
Kamudan ziftlenen ikinci sınıf vatandaşları dururken..
Hiç suçunuz olmadığı halde üçüncü sınıf vatandaşlarımız, çok pardon vatandaşlarımız emekliler ve emekçiler..
Devleti içine düştüğü büyük ekonomik krizden kurtarmak, yine onlardan bekleniyor.