Yazar ve müzisyen Natali Papanigitidis’in kaleminden;

***

Ben Kuzguncuk’ta doğdum.

Büyükada’da

Kuzguncuk, Suadiye üçgeninde büyüdüm.

Babamın iş yeri Teşvikiye’deydi.

Arka balkonu Latife hanıma komşuydu.

Bir çok akrabamız Karşıyaka’da otururdu.

Eskiden ’İstanbulda oturuyor’ diyorlardı karşıya.

Orası İstanbul’sa, biz neredeyiz?

Bol bol şehir dışına seyahat ettiğimizden olsa gerek “Nerede oturuyorsun?” diye soranlara cevap verirken hep şüpheye düşerdim küçükken, “Gerekten İstanbul’da mı yaşıyoruz?” diye.

İstanbul’u doyasıya yaşadım, ailem sayesinde.

Köşe bucak tanıtarak gezdirdiler sağ olsunlar.

Marmara bambaşkadır.

Erguvanlar bezer, baharda kıyılarını.

Ailem eski İstanbul’lu benim.

Eskiden kelimesinin içerisindeki anlam benim için son derece değerliydi.

Çünkü; herkes fevkalade ve sihirliydi geçmişimde.

İstanbul’da bu sihirli insanları çok güzel muhafaza eden, artıp çoğalan bir kraliçe idi.

Baktığımız her yüz, aydınlık, parlak ve sadeydi.

Duruluk, dürüstlük vardı bakışlarında insanların.

Muhabbetliydi dilleri bu dostların.

Selamsız, hatırsız geçilmezdi.

Zararsızdı, eş, dost. Konu komşu, hayırsız değildi.

Hile karışmamıştı henüz, yediğimiz içtiğimize.

Daha tatlı, daha bereketliydi.

Çocuk olmak terbiye işiydi.

Onun bile bir adabı vardı.

Oyalanacağımız şeyler kısıtlı olsa da, çok iyi bilirdik, kendimizi oyalamayı.

Uslu durup, ailemizi utandırmamayı iyi bilirdik.

Misafir çocuk olmak, öyle uslu uslu oturmak demek, hiçbir şey istememek demekti.

Göz hapsi denen şey bu olsa gerek.

Çaktırmadan Anne bir bakar, o bakıştan her şey anlardın.

Her gittiğimiz misafirlikte çocuk sıkılmasın diye, eski fotoğrafları özel muhafazalarda, albümlerde tek tek anlatarak verirlerdi.

O zaman saygı vardı insana ve çocuklara. Önemsenirdi herkes.

Büyükler, kitaptan, müzikten, sanattan söz ederlerdi.

Televizyon asla açılmazdı.

İkramlar bu keyifli misafirlikte önemli değildi.

Çünkü insanlar birbirinin insanlığından tat alırdı.

Sokak hayvanlarına değer verilir, onlara asla işkence edilmezdi.

O güzel günleri de, güzel insanları da çok özledim.