Adana Valisi Mustafa Yavuz...
O, bu kente yabancı bir isim değil.
Kendisini Seyhan Kaymakamlığı döneminden gayet iyi tanıyoruz.
Vatandaşın derdiyle dertlenen bir mülki idare amiri.
Geçtiğimiz gün makamındaydım...
Vali Bey ile ilk kez bu kadar uzun, baş başa ve bir o kadar da özel bir görüşme gerçekleştirdik.
Giderken hazırlıklıydım, niyetim sıkı bir röportaj yapmaktı.
Fakat Vali Bey, devlet adamı sıcaklığıyla karşıladı bizi.
Daha en başında o içten tebessümüyle söze girdi:
"- Arkadaşlarım röportaj yapmak istediğinizi söyledi... Yine de gelin bugün röportaj yapmayalım. Bugün sadece sohbet edelim. Hatta bugün soruları ben size sorayım. Adana ile ilgili, sokakla ilgili sizin düşüncelerinizi, gazeteci gözüyle gözlemlerinizi alayım. Daha geniş bir zamanda söz, o röportajı yaparız. O zaman istediğiniz bütün soruları sorarsınız, ben de onlara büyük bir şeffaflıkla cevap veririm."
Bürokrasinin o bilindik soğuk duvarları bir anda ortadan kalktı.
Tam bir saat sürdü sohbetimiz...
Dolu dolu, kentin dününe, bugününe ve yarınına dair kelimelerin hiç tartılmadığı, karşılıklı bir beyin fırtınası yaptık.
Açık söyleyeyim...
Vali Mustafa Yavuz'u dinledikçe, ufkunun genişliğine şahit oldukça, Adana’ya dair içimdeki umutlar biraz daha arttı.
Beni en çok etkileyen kısım ise 'kalıcı çözüm" vurgusuydu.
Meselelere günübirlik pansuman tedbirlerle yaklaşmak istemiyor.
Özellikle gençlerimizin eğitimi meselesini çok önemsiyor. Suçun henüz işlenmeden, gençlerimiz o bataklığa hiç düşmeden kaynağında önlenmesi... Bu önleyici yaklaşım, kentin geleceği için inanın çok kıymetli.
Adana'nın geçmişte olduğu gibi, bölgesinde ve Türkiye'de yeniden "öncü şehir" olması en büyük hedefi.
Daha huzurlu, daha yaşanabilir bir kent...
Bu yolda kırsaldan başlamak üzere merkezde, hükümetin ve devletin kente yatırımlarını en doğru ve verimli şekilde yönlendirmenin hesaplarını yapıyor.
Masada devasa projeler ve çok kritik başlıklar var.
Mesela... Türkiye'nin ve bölgemizin vizyon projelerinden biri olan Doğu Akdeniz Konteyner Limanı.
Bu büyük yatırımın bir an önce hayata geçirilmesi adına valilik olarak çalışmaların hız kesmeden sürdüğünü çok net bir dille ifade etti.
Bununla da kalmıyor hedefleri...
Torosların eteklerindeki yaylalarımızın turizme tam anlamıyla kazandırılması... Deniz ve kıyı şeridinin, oradaki güzel ilç1elerimizin hak ettiği gelişmişlik seviyesine ulaşması...
Organize Tarım Bölgelerinin sadece tabela üzerinde kalmayıp, üretime dönük, Adana çiftçisi için çok daha işlevsel hale gelmesi...
Hepsi masasında dosya dosya duruyor.
Vali Bey’in yönetim anlayışının temelinde altın değerinde bir kural var:
"Ayrımcılık kesinlikle yok."
Hiçbir ilçeyi, hiçbir mahalleyi bir diğerinden ayırmadan... Adana'nın her karışına aynı şefkat ve adaletle yaklaşmak.
Elbette bunlar daha çok özveri, daha çok fedakârlık isteyen işler.
Ancak bu hedefler sadece devletin veya valilik makamının tek başına sırtlanacağı yükler değil.
Vali Yavuz, toplumun tüm kesimleriyle omuz omuza ortak bir çalışma yürütmekte son derece kararlı.
Bu kapsamda özellikle sivil toplum kuruluşlarına, odalara ve kentin dinamiklerine biçtiği rol hayati derecede önemli.
"Adana'yı hep birlikte, ortak akılla hak ettiği yere taşıyacağız" mesajını veriyor.
Dedim ya, bu klasik bir röportaj değildi...
Bu, Adana'nın geleceğini dert edinen samimi bir memleket sohbetiydi.
Bir saatlik bu keyifli görüşmenin ardından, daha geniş bir zamanda o kapsamlı röportajı yapmak üzere el sıkışıp sözleştik.
Sözün özü...
Vali Mustafa Yavuz'un önünde gerçekten çok uzun ve meşakkatli bir yol var.
Kendisi genç, vizyoner, enerjik ve son derece gayretli bir isim.
Eğer Adana’daki görev süresi boyunca, hem bu kentin kıymetli vatandaşlarından hem de devletin üst kademelerinden beklediği o güçlü desteği görürse...
Ben yürekten inanıyorum ki, Adana'da çok başarılı, yıllarca konuşulacak bir döneme imza atacaktır.
Bize ayırdığı değerli zaman ve gösterdiği eşsiz samimiyet için kendisine teşekkür ediyorum.