Adana Kebap… Lahmacun… Çiğ Köfte… Yaprak Sarma… Patlıcan Kebabı… Cağ Kebabı… Büryan… Belen Tava… Balık Buğulama… Kuru Fasulye-Pilav… Alinazik… Mantı... Pastırma-Sucuk… Etli Pide… Et-Tavuk Döner… Börek… Etli Ekmek…

Yukarıda saymış olduğum yemekler, Türkiye’nin en meşhur yemekleri. Kendine has bu leziz yemekleri tatmak için sadece ülke çapında değil, yurtdışından gelen hatırı sayılır misafirler geliyor.

Öncelikle saymış olduğum yemekleri canınız çektiyse kusura bakmayınız. Ama biz Türk milletinin yemeklerle aramızın iyi olduğu cümle âlem bilir. Envai çeşit yemekler, bol kepçe ve zengin sofralar… Önce gözümüzü, sonra midemizi doyururuz. Yeter ki acıkmayalım. Gece yarısı bile olsa uykumuzdan kalkar yemek yer, sonra dolu mideyle uykuya kaldığımız yerden devam ederiz. Söyledim ya; yeter ki acıkmayalım. Yeter ki canımız bir şeyler çekmesin. Biz böyleyiz.

***

Neyse yemeklerden bu kadar bahsetmişken, Atalarımızdan miras kalan birbirinden leziz yemeklerin tarihine de bir göz atalım istedim.

Osmanlı tarihinde gerek saray hanedanı, gerekse Osmanlı halkı ne tür yemekler yiyormuş. En meşhur yemekleri ve vazgeçilmez menüleri nelermiş? Biraz tarihin lezzetli sayfalarında gezinip Osmanlı’da yemek kültürü nasılmış? Birlikte keşfedelim.

OSMANLI'DA SOFRALARI SÜSLEYEN ENVAİ ÇEŞİT YEMEKLER...

Her biri birbirinden lezzetli olan pek çok yemeğin sunum şekilleri bile kendine hastı. Osmanlı yemek kültürü açısından epey zengindi. Öyle ki, o dönemde yapılan yemekler birebir Türkçe ismiyle Yunanca, Bulgarca gibi dillere bile geçti.

Osmanlı’da sarayın mutfak bölümünde çok sayıda kişi çalışırdı ve her çalışan farklı bir yemekte uzmandı. Aşçılar arasında hiyerarşi vardı. Örneğin helvayı başka biri, eti başka biri yapar, çorba ile başka birisi ilgilenirdi.

Osmanlı’da etin çok fazla tüketildiğine dair yanlış bir bilgi günümüze ulaşmıştır. Tam tersine, o dönemde ete aşırı bir düşkünlük hali söz konusu değildi. Çünkü zaten et, saklaması zor bir yiyecekti.

Hatta bu yüzden daha çok kuru et tüketimi yaygındı. Örneğin Orta Asya’daki Türklerden kalma pastırma gibi kuru etler sık sık tercih edilirdi.

***

Ayrıca sığır etini genelde sert buldukları için pek tüketmezlerdi. Özellikle koyun, kuzu ve keçi etini tercih ederlerdi. Örneğin keşkek ve yahni gibi yemeklerde mutlaka kuzu, koyun eti olurdu

Öte yandan kuzu çevirmede de ustaydılar. Tabii sakatat da sık sık yenirdi.

Hazır konu ete gelmişken biraz deniz ürünlerinden de söz edelim. Balık tüketimi Anadolu’da pek yaygın değildi. Özellikle şimdiki gibi evin içinde balık pişirmek pek hoş görülmezdi. Ancak örneğin padişahlardan Fatih Sultan Mehmet, deniz ürünlerini çok severdi hatta Ramazan’da bile ıstakoz yerdi

Zaten seyyahlar da, saray mutfağında deniz ürünlerinin önemli bir yeri olduğunu yazmıştı.

Etle ilgili yanlış bilgi, ekmek için de geçerlidir. Osmanlı, ekmek konusunda epey geride kalmıştı. Örneğin Orta Avrupa’da yaklaşık 150 çeşit ekmek varken bizde bu sayı, 10-15 kadardı. (Devam Edecek..)