Çok sevdiği saydığı eşini kaybettikten sonra çocukları için yaşayan, ömrünü onlara adayan, onlar adına koşturan, evlatlarına hem ana, hem baba olan cefâkâr, fedâkâr, vefakâr eli öpülesi, örnek alınası, CAN verilesi analar vardır.

Hatice Özcan, evlatları ve o "gönlü güzel insanı" tanıyanlar için böyle bir ANA'dır işte.

-Anlayandı.

-Bilendi.

-Erdemliydi.

-Müşfikti.

-Herkesi düşünen, herkese yetişmeye çalışan, herkesin yardımına koşan, "bir elin verdigini öteki el duymayacak, görmeyecek" anlayışını kendisine rehber edinen, yaptığı yardımı; "Kimseyle paylaşmayan, içine hapseden" tam bir Osmanlı kadınıydı.

Öyle başladı, öyle yaşadı, vedasını da öyle yaptı.

Ben, bu satırları yazdığım sırada ebedi istirahatgahına yolcu ediliyordu Hatice Özcan.

.....

Seni CAN bildikleri, CANLARI saydıkları kardeşlerin;

-Erol, Alaattin, Halil, Yılmaz, Adem, Ergün, Tülay...

Canlarına CAN olduğun evlatların;

-Zahide, Naciye, Sevgi, Ramazan, Fatih ve Ercan'ın akıttıkları gözyaşlarını, o gözyaşlarının ne mana içerdiğini çok iyi bilirim ben.

"Asla anlatılmaz, yaşanır" derler ya HANİ...

Onun gibi birşey YANİ.

......

Mekanın Cennet olsun Hatice abla.

Nur Denizi'nde uyu Hatice abla.

Evlatlarının "unutulmazı" olacağını da bil Hatice abla.