Adana siyaseti ateş çemberi…
Her gün yeni bir hamle.
Her gün yeni bir fırtına.
Hatırlayın;
Mustafa Özkan, AK Parti Adana İl Başkanı olarak atandığında sadece muhalefet değil...
AK Parti’nin kendi içinden bile sesler yükseldi.
"Yanlış atama" dediler.
Çok genç ve tecrübesiz olduğu söylendi.
"Tamer Dağlı gibi siyasi ağırlığı olan, güçlü bir figürün ardından bu ağır yükü taşıyamaz" dediler.
Camianın bu ismi kabullenmeyeceği yazıldı, çizildi.
Ben o dönemde 5 Ocak Gazetesi’ndeki köşemde "Mustafa Özkan Nasıl Başarılı Olur?" başlığıyla açıkça yazdım.
İlk kural güçlü, adı skandallara karışmamış bir yönetimdi.
Birkaç isim hariç, kamuoyunun kabul gördüğü bir liste kurdu Özkan.
Ancak geçen zaman bize başka bir gerçeği öğretti.
Yönetim önemlidir...
Ama direksiyonda oturan kaptan her şeydir.
Açıkçası Mustafa Özkan biraz da kısmetli adam.
CHP’ye butlan atanması...
Yeni Parti’nin kurulması...
CHP içinde kriptolar hariç ne kadar sorunlu isim varsa Yeni Parti’ye geçmesi...
Yeni Parti’deki koltuk kavgaları...
Daha ilk andan başlayan tartışmalar, istifalar...
Tüm bu tablo, Mustafa Özkan’a adeta devasa bir hareket alanı açtı.
O da bu fırsatı kaçırmadı.
Taşları tek tek yerine dizdi.
Göreve ilk başladığında kucağında Yüreğir krizini bulmuştu.
Hukukçu kimliğini konuşturdu.
Adeta bir satranç ustası gibi hamle yaptı.
Yapılan hukuki hataları bir bir ortaya koyarak Yüreğir’i AK Parti’ye kazandırdı.
Bitmedi.
Çukurova Belediyesi’nin Yeni Parti’ye geçmesini engellemek için stratejik bir akıl koydu.
Kulislerde CHP’lilerle yediği 'Son akşam yemeği' ve yaptığı istişareler konuşuldu.
Cumhur İttifakı tam zamanında, tam kararla devreye girdi.
4. turda Çukurova CHP’ye geçti.
Yansımaları gecikmedi tabii.
Tufanbeyli Belediye Başkanı dahil birçok isim CHP’den koptu.
Altılı masa kurduklarını unutan eski CHP’liler, siyasette ittifakların olduğunu kabullenmedi. Başka bir partinin iç işlerine ve kiminle siyaset yapacağına bile karışabilecek cüreti buldular kendilerinde.
Siyaset ile politika arasındaki o kalın çizgiyi karıştırıyorlar.
En çok da kripto CHP’liler yapıyor bunu.
Sonuç?
AK Parti’nin ekmeğine yağ sürüyorlar.
Biz dönelim yazımızın asıl konusuna…
İki merkez ilçenin seçimini tereyağından kıl çeker gibi halleden bir başkana "başarısız" demek vicdansızlıktır.
Özkan, şehirdeki her olaya anında reaksiyon veriyor.
Basın bültenleriyle, sosyal medyayla sert muhalefet yapıyor.
Ama yetmez.
Bir eksik var.
Sorunu yerinde yakalayacaksın!.
Video çekmek güzel.
Bülten geçmek tamam.
Ama o yol çöktüğünde gidip üzerinde duracaksın.
Yollar tıkandığında direksiyona kendin geçip o çileyi videoya çekeceksin.
Yağmurda evini su basan vatandaşın kapısını çalacak, çizmeleri giyip o suyu birlikte tahliye edeceksin.
İşte o zaman halkın kalbini tam manasıyla fethedersin.
Şimdi Mustafa Özkan’ın önünde dev bir sınav var.
Seçimlere kadar görevinin başında kalırsa; genel seçimde mevcut vekil sayısını artırmak ve yerel seçimde Cumhur İttifakı adayının AK Parti’den gösterilmesini sağlayıp Büyükşehir’i kazanmak!.
Bunun yolu da kamuoyunda ağırlığı olan, adı kirli bir işe karışmamış doğru isimleri belirlemektir.
Bunu da başarırsa...
Adını Adana’da efsane başkanlar arasına altın harflerle yazdırır.
Adana bence son zamanlarda bürokratik olarak gerilese de siyasette alev alev yanıyor.
Sıcak günler kapıda…
Özkan’ın hamleleri bu kentin kaderini belirleyecek.
Henüz master seviyesinde diyemeyiz ama grandmaster seviyesinde bir oyuncu olabilir.
Bakalım ne yapacak?.
Bekleyip görelim.