En küçük fırsatta emeklileri yazıyorum.
Sebebi var çünkü.
Anasından emdiği süt kadar helal olan parayı "beklediği ve hak ettiği kadar" alan emeklinin yüzü güler ise, ülkede mutsuz kişi kalmaz, ekonomi "taban" olmaktan kurtulur, "tavan" yapar!
Bugünün "koftirik şartlarında" emeklinin hak ettiği rakam ne?
"En az 40 bin lira."
Verilebilir mi?
-Verilebilir.
Nasıl verilebilir?
Onu diyeyim;
-"Tasarruf" denen sorun gerçekten ama gerçekten "zapt-ı rapt" altına alınır ise; "Elleri öpülesi emekli" emekletilmekten kurtulur, rahat bir nefes alır ve muradına erer.
"Tasarruf" dedim ya.. İşe oradan başlanacak, "çilingir" görevine o noktadan bakacak, işini de "adam gibi" yapacak.
O iş nedir?
-Milli Eğitim, Sağlık, Milli Savunma Bakanlıkları hariç, tüm bakanlıkların bütçelerine "tırpan" vurmak.
Bitmediiiii DAHA'sı var.
-Meclis çatısı altında olan milletvekillerinin hak etmeden aldıkları maaşların yarısına "neşter" indir-mek.
Bitmediiiiiii DAHA'sı var.
-Hasbelkader vekil olanların "ölünceye kadar" emekli maaşı almalarının önüne SET çek-mek.
Bu adımlar atılsın;
-Aileleriyle birlikte 35 milyonu geçen emekliye 50- 60 bin lira rahatlıkla verilmez ise;
-Allah beni deve burnuna "yallelli hızma" yapsın!