Yüce Allah insanı yaratırken beyin vermiş.. Neden vermiş? -Akıllı olsun diye. -Düşünsün diye. -Hata yapmamaya özen göstersin diye. -Hırsız, arsız, huysuz, vicdansız, sorumsuz, ilkesiz olmasın diye. -Arın, hayânın, vicdanın ne mâniaya geldiğini bilsin ve unutmasın diye. Ve ve ve; -Namussuz olmasın diye. Yüce Allah o beyni koyuna, öküze, ineğe, camışa, yılana çıyana, sıçana, sıçrayana, sıçramayana neden vermemiş? "Bir bildiği var da onun için."

Yüce Allah "edepli" olun demiş. Olduk mu? Olabildik mi? Olabilecek miyiz? -Mit elf kere hayır. Tam tersi duruma düştük, "abidik gubidikleştik." Edepli olmak, edebi bilmek, edepli hareket etmek demek; Saygılı olmak, saygılı davranmak, oramızı buramızı "teşhir" etmemek de-mek-tir. Bu "katti emir" kadınlar ve erkekler için geçerli.. Yani yüce yaradan hem kadına, hem erkeğe "edepli olacaksınız" diye emretmiş.. "Elleri öpülesi, başa konası" kadınlarımızı ES geçiyor, altını "kalın hatlarla" çizerek belirtmek istiyorum ki; -Erkekler, çıplaklık konusunda kadınlardan çok daha edepli, çok daha dikkatli, çok daha iffetli.. Mesela; -Bir erkeği AVM'lerde, bulvarlarda, caddelerde, sokaklarda atlet, slip ile dolaşırken göremezsiniz.. Çünkü "edep" der.. Çünkü utanır, çünkü sıkılır, çünkü sakınır, çünkü hicap duyar, çünkü ar eder ve çünkü kendine yakıştırmaz.. Yine "elleri öpülesi başa konası" muhterem kadınlarımızı ES geçerek belirtmek isterim ki; -Diğerleri öyle değil, çooooook böyle..

İstanbul dahil bazı illerimiz, ilçelerimiz, mahallelerimiz SEL'e teslim oldu.. Hasar çok büyük.. Hasarlılarımız da öyle.. Yaşamlarını kaybeden canlarımız var.. Üzüldük, sarsıldık, solduk, sarardık, bitâp düştük.. Hiç şüphe yok ki, her türlü afet canımızı yakıyor, canlarımızı götürüyor.. Bu "kahredici durum" yüce Allah'tan gelen işaret olabilir diye düşünüyorum.. Çünkü; -Oralarını buralarını "fora" etmeyi, göbek açmayı, 20 santimlik etek giymeyi, kıvırtmayı, sırıtmayı, sı-yırt-mayı marifet belleyen, hayasızlaşmayı "meslek" edinecek kadar alçalan kadınları gördükçe; -Gök kubbe'nin başımıza yıkılmamış olmasına hem şükrediyor, hem hamdediyorum be dostlar!