Adana'da siyasetin ateşi hiç düşmez. Sıcağı gibi insanı da coşkuludur, siyaseti de son derece hareketlidir. Çukurova’nın siyasi iklimine hâkim olanlar iyi bilir; burada rüzgâr çabuk yön değiştirir.

Bugünlerde Çukurova kulislerinde, sokakta, kahvede en çok hafta sonu sandık başına gidecek olan Yeni Parti konuşuluyor.

İl Başkanı Doç. Dr. Anıl Tanburoğlu ile bir araya geldik, uzun uzun sohbet ettik.

Önce önümüzdeki hafta sonunun seçim takvimine bir göz atalım.

Yeni Parti Adana İl Başkanlığı üye katılımlı ön seçim heyecanı yaşayacak.

Seçim maratonu iki tam güne yayılmış durumda. 17 Ekim Cumartesi günü ilk adım atılacak. Adaylar tek tek kürsüye çıkacak. Öz geçmişleri okunacak, mal varlıkları şeffafça açıklanacak. Geleceğe yönelik taahhütlerini seçmenin, üyenin önüne koyacak, kendilerini doğrudan tabana tanıtacaklar. 18 Ekim Pazar günü ise asıl karar günü.

Yeni Parti’nin vaadi iddialı: İlçe başkanını, il başkanını, hatta genel başkanı üyeler doğrudan seçecek. Böylece karar, delege pazarlıklarından çıkıp üyeye ulaşacak. Kâğıt üzerinde güçlü bir fikir. Fakat demokrasi, yalnızca sandık kurmakla tamamlanmıyor. Üye listelerinin güvenilirliği, adayların eşit koşullarda yarışması, mali kaynakların açıklığı, itirazların nasıl değerlendirileceği ve seçilenlerin üyeye hesap vermesi de en az oy verme kadar önemli.

Üye temelli sistemin bir başka sınavı da seçimden sonra başlayacak. Kaybeden adayların sürece güven duyması, kazananın kendisine oy vermeyen üyeleri de temsil etmesi ve kararların kapalı kapılar ardında alınmaması gerekiyor. Aksi hâlde eski alışkanlıklar, yeni bir seçim yöntemiyle geri dönebilir.

Ayrıca adayların mal varlıklarını ve taahhütlerini açıklayacak olması, şeffaflık iddiasını somutlaştırabilir. Önemli olan, açıklamanın bir tören olarak kalmaması; üyelerin karşılaştırabileceği, gerektiğinde sorgulayabileceği bir hesap verme düzenine dönüşmesi.

Anıl Tanburoğlu ile yaptığımız röportaja geçeceğim ama şimdi kaseti biraz geriye saralım…

7 Ekim 2023’te CHP Adana İl Başkanı seçilen Anıl Tanburoğlu, Haziran 2026’da parti yönetimindeki değişimin ardından görevden alındı. Karara karşı hukuki yola başvurdu. 24 Temmuz’da ise CHP’den istifa ederek Özgür Özel liderliğindeki Yeni Parti’ye katılacağını açıkladı. O günlerde verdiği mesajın merkezinde 'örgüt iradesi' vardı. Şimdi aynı kavramı yeni bir siyasi modelin temeline yerleştiriyor.

Tanburoğlu’nun Adana’daki siyasi görünürlüğü, yalnızca görevden alınma süreciyle oluşmadı. CHP il başkanı olduğu dönemde Zeydan Karalar’a yönelik adli süreçte meydanlarda açıklamalar yaptı, destek mitinglerinde öne çıktı. Karalar da görevden alınma kararına tepki gösterirken Tanburoğlu’nu çalışkan ve liyakatli bir il başkanı olarak nitelendirdi. Bu destek, kent siyasetindeki konumunu gösteriyor; fakat tek başına geleceğin garantisi değil.

Gelelim kısa röportajımıza… Tanburoğlu’na gazetecilik gereği doğrudan sorduk: "Yıllardır siyaset yaptığınız CHP’den neden istifa ettiniz?" "CHP’de siyasi mücadeleye devam etmeniz daha doğru olmaz mıydı?"

Tanburoğlu, tercihinin arkasındaki temel gerekçeyi Yeni Parti’nin üyeye dayalı seçim modeline bağlıyor. Sadece CHP’ye değil, tüm Türkiye’ye örnek olacak bir model ile yola çıktıklarını söylüyor.

İl başkanlığı için şu an bir rakip aday görünmüyor. Ancak Tanburoğlu, "Aday olsa da olmasa da bu demokratik bir seçimdir, ilçelerde yapılan seçimlerde de bu açıkça gösterilmiştir" görüşünde…

Seçim öncesinde dedikodu kazanları kaynatıldı. Kulislerde özellikle 'kavga çıkar, kriz yaşanır' beklentisi içinde olanlar, hatta bunu teşvik edercesine hareket edenler vardı ancak Yeni Partililer büyük bir demokratik olgunluk sergiledi.

İlçe seçimlerini sorunsuz, kavgasız ve gürültüsüz bir şekilde atlatmasını bildiler.

Seçimlerin huzur içinde yapılması parti yönetimini geleceğe daha da umutla bakmaya sevk ettiğinden olacak Tanburoğlu hedeflerini gizlemedi: "İlk seçimlerde iktidar olacağız ve aday göstereceğimiz kişiyi Cumhurbaşkanı olarak seçtireceğiz."

Başkan ile kent özelinde konuşmak isterdim ancak hem programının yoğunluğu hem de seçim maratonu nedeniyle Adana özelinde ve şehir siyasetinde şimdilik çok derine inmek istemedi.

"Yarının işini yarına bırakmak gerek" diyerek stratejisini özetledi. Önce genelde iktidar olacaklarına, ardından yerelde en iyi sonucu alacaklarına yürekten inanıyor. Bu nedenle de herkesi de Yeni Parti’ye üye olmaya davet ediyor.

Gelelim bu tablonun analitik değerlendirmesine ve madalyonun diğer yüzüne...

Anıl Tanburoğlu sıradan bir sima değil. Hacettepe Tıp mezunu, nöroloji alanında doçentlik unvanı almış bir bilim insanı. Tıptaki teşhis titizliğini siyasete taşımaya gayret ediyor. En belirgin özelliği nezaketi. Toplumun her kesimine eşit mesafede durmaya gayret ediyor.

Tanburoğlu, Adana siyasetinde gelecekte daha etkili bir rol üstlenebilecek isimlerden biri olabilir. Ancak bunu belirleyecek olan yalnızca siyasi geçmişi değil, Yeni Parti’de nasıl bir teşkilat kuracağı ve ortaya koyduğu iddiaları ne ölçüde hayata geçireceği olacak.

Yine de şunu unutmamak gerekir; Siyaset kulvarı sert virajlarla dolu...

Siyasi tarihimiz çok parlak isimlerin beklemedikleri anda uğradıkları görünmez yol kazaları ve arşivlerdeki yerini almalarıyla doludur.

Tanburoğlu’nun siyasi yol kazalarına uğramaması açısından attığı her adımı milim milim ölçüp biçmesi şarttır.

Siyasette tek başına iyi niyet veya akademik kariyer yetmez.

Siyaseti ve iletişimi bilen, işinin ehli profesyonellerle çalışmalı. Doğru kadro ve doğru strateji, uzun soluklu siyasi yolculuğun en temel garantisidir.

Bizden söylemesi; Adana siyaseti taze bir soluk kazanıyor, gelişmeleri takip etmeyi sürdüreceğiz. Umarım bu ilk görüşme kadar uzun sürmez ama Sayın Başkan ile önümüzdeki günlerde daha detaylı bir röportaj yapıp her şeyi açıkça konuşmak üzere sözleştik. O zaman daha ayrıntılı bir yazı yazmak da mümkün olur.